Ece

Nasibime..
Hz. Ali ile Fatımanın hikayesine benzesin bizimkisi. Hafifletsin varlığın yüreğimi. Gözlerinin yansımasından göreyim gülüşümü. Onların birbirinden aldığı huzurdan tadalım. Aynı heyecan, aynı macera ve en önemlisi Allahtan ümidimizi kesmeden ilerleyelim. 𝓮
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yalan Dünya
Bu aralar hep ölüm aklımda ve uzaklaşmıyor da. Her geçen gün daha fazla yaklaşıyoruz tüm gerçeklere. Ahiretten bahsetmiyorum, onu herkes zaten tadacaktır. Kaderin gerçeklerinden bahsediyorum. Yani hiç ummadığın bir imtihan kapını çaldığında, kör olmayı seçiyorsun, kabullenmiyorsun çünkü senin için tek doğru dünyanın mutluluklarıdır. Oysa dünya hayatı, yalan dolu olan bir gerçek ile kaplanmıştır ve ahiret hayatı ise, gerçeklerle dolu olan bir yalan ile kaplanmıştır. Ne kadar boş yaşadığımızın farkına varmak, en büyük pişmanlıktır. 𝓮
Sessizliğe bir kere alıştın mı, geri dönüşü yoktur. Hatta insanı bazen büyük derinliklere götürür, buna sessizliğin içinde yanmak deriz. Zordur derinliklerden çıkmak, o halde uzak duralım yangınlardan. Hak ettiğin şekilde hayatına yerleştirirsen, sessizlik seni yaşatır da fakat dikkat edeceğimiz tek şey, doğru zamanda sükuta sarılabilmektir. 𝓮
Aşırı mutluluk
İnsanoğlu o kadar bencil ki.. Çaresiz kaldığında, gözyaşları ile savaşırken öyle yalvarıyor ki Allah’a. Fakat dermanı verildiğinde, aniden unutabilen bir varlık. Aslında mutsuzken koşar insan, mutlu iken de aynı yerde takılı kalır, sadece farkında değildir. Başımıza ne geliyorsa, fazla mutluluktan geliyor derim çünkü her şeyin fazlası zarardır. Bu dünyada uzun bir süre mutlu olmak, “unutulmak” anlamına gelir. 𝓮