• Bu kitabı ikinciden daha fazla sevdim. Cem'in neden çocuk istemediğini öğreniyoruz veCem'in sırrı ortaya çıkıyor. Ama Cem halen kararlı çocuk istemediğine Ecem hamile olduğu için ayrılmaya karar veriyor. iki ay ayrı kalıyorlar sonra Cem'in teyzesinin hasta olması sebbebi ile yanlarına gelmesi ve Onların teyzesini üzmemek için evcilik oyunu oynamaya karar vermeleri işleri değiştiriyor. Bakalım gururlarını kırabilecekler mi? Kİtabı okurken bazı yerlerde hüzünleniyoruz ama çoğunlukla gülüyoruz.
    Müjde Aklanoğlunun kitaplarını gerçekten beğeniyorum. Hepinize tavsiye ediyorum.
    İyi okumalar..
  • Ecem ve Cem'in hikayesi bu kitapta devam ediyor.
    Cem ile Ecem'in evliliği sorunları, kavgaları olsa da sonunda iyi gitmeye başladı. Ama Cem çocuk istemiyor . İşte burada işler karışıyor Acaba sebebi ne bilemiyoruz?. Cem şiddetle çocuk meselesine karşı. Hatta yanlışlıkla olursa bile aldırırz diyor. Ve Ecem bu laflardan sonra yıkılıyor
    Kitabın sonu öyle bir yerde bitti ki Allah'tan Ecem adlı kitabı daalmıştım da hemen okumaya başlıyorum.
    İyi okumalar
  • |Adı Bende Saklı ~ Müjde Aklanoğlu |
    °
    Kitabı ilk elime alıp okumaya başladığımda sakin bir giriş ve devamında olaylar bekliyordum ama ilk sayfalardan başladı aksiyon. O olaylı giriş bölümünden sonra geçmişe, 6 yıl önceye, gidiyoruz ve karakterlerimizin ilk zamanlarını okuyoruz.
    Birbirine zıt ama ikisi de deli olan Ecem ve Cem.
    Cem, yıllar önce Ecem'i küçük bir çocuk olarak görüyor ve Ecem'in ilan-ı aşkını önemsemiyor. Aradan geçen yıllardan sonra değişen kızımızla daha doğrusu genç kadınla karşılaşınca aklı başından gidiyor. Yıllar önce ona aşık saf, masum ve küçük kızın yerini genç mükemmel bir kadın almış. Ama değişmeyen tek şey cadılığı. Cem ise hiç değişmemiş hala hayatında kimseyi istemeyen, aşka uzak, hırslı ve kuralcı Cem. Yıllar sonra yeniden karşılaşmaları Ecem'in 2 yıldır beraber olduğu Kahraman'ın onun aldatması üzerine bara kafa dağıtmak için gitmesiyle gerçekleşiyor. Karşılaştıkları ilk andan beri başta sadece arzu olarak düşündüğü duygu zamanla çok güçlü duygulara dönüşüyor. Tabii arada bir sürü insan ve kıskançlık da var. Ama Cem hayatında 'bir süreliğine' tutmak istiyor kızımızı.
    Sürekli bir aksiyon, araya giren Cem'in eski 'tanıdıkları' falan sizde ve otomatik olarak Ecem'de onları boğma isteği uyandırıyor. Bir de Cem'in "Ben aşık olmam." "Ben istediğim kadar sürer." triplerine sinir oldum. Sen kızı deli gibi kıskan ama "yik bin işik diğilim" diye dolan ortada. Sonrasında ise yine olaylar olaylar.
    Kitap o kadar heyecanlı bir yerde bitti ki şu an ikinci kitap için ölebilirim.
    Bir de kitabın başlarında en sevdiğim şarkılardan biri olan Ayna-Severek Ayrılanlar şarkısından alıntıları görmek beni çok mutlu etti
    Yazarımızın kalemiyle ilk defa tanıştım ve çok memnun oldum.
  • Ecem ise makyajını tazelemek üzere tuvalete doğru gidiyordu. Ben lavaboya sıçmaya giderdim, insanlar ise yüzlerine sıçmaya gidiyordu.
  • Ve Müjde Aklanoğlu ‘nun "Bana sevmeyi anlat" ve "Bana esmeyi anlat" 2 kitaplık serisi bitti.
    Yazarın okuduğum ilk kitapları. Gayet akıcı ve bunaltmayan bir anlatımı var. Benim için en önemli kısmı bana hissettirdiği duygular. Kitaplarda konu beni içine alıp, o duyguları yaşatabiliyorsa anlamı oluyor. Bu hikâye de de sesli kahkahalar atım, iki yeri vardı ki hikâyenin gözlerimden yaşlara engel olamadım. Duygu fırtınaları yarattı içimde :) böyle kitapları seviyorum işte…
    Ana karakterimiz Rüzgâr Bey. Buz gibi soğuk, çatık kaşlı, herkesin korktuğu bir iş adamı. (tabi bu halinin nedeni çocukluğuna ve ailesine dayanıyor) onu sonradan öğreniyoruz.
    Rüzgâr hayatındaki tek varlığı, çok sevdiği kız kardeşi Pelin ile yaşıyor. Pelin gencecik cıvıl cıvıl bir kız. Birde yakın dostu, iş ortağı ve kardeşim dediği Cem var. Hayatı iş ve bu iki kişiden ibaret…
    İş hayatı ise zorlu mücadelelerle dolu ve hayatı hep tehlike altında, Babasının geçmişte yaptığı hatalar ile şimdi Rüzgâr bu acımasız camia ile savaşmak zorunda.
    Bir gün kız kardeşini yatağında bir sürü ilaç içmiş ve intihar etmiş bulur. Onu acilen hastaneye yetiştirse de artık yapılacak bir şey yoktur. Kardeşi karnında bebeği ile ölmüştür.
    Rüzgâr için hayat durur, nefes almak zorlaşır ve o gün orada kardeşinin soğuk bedeninin yanında yemin eder. Bunu yapanlardan intikamını alacaktır. Bunun için yaşar ve araştırmalara başlar…
    Diğer yanda 19 yaşındaki Esme. Üniversitede radyo televizyon okuyan hayat dolu bir kız. Annesi, Babası, 16 yaşındaki kız kardeşi Ecem ve abisi ile yaşıyordur.
    Abisinin yaptığı hatanın bedelini Esme ödemek zorunda kalır ve ne kadar itiraz ederse etsin, Babası ve abisi onu Rüzgârla evlendirirler. Aksi takdirde Rüzgâr aileyi bitirecektir…
    Esme için hayat kâbusa döner. Bilmediği tanımadığı ve çok ürkütücü görünen bu adamla hayat nasıl geçecektir.
    Ve hikâye de bundan sonra başlar :) Sonrasında yaşananlar için kitapları okumalısınız :)
    Güzel bir aşk hikâyesi, duyguların aktarımı çok başarılıydı. Ben severek, etkilenerek okudum. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım :)
    Bu tür kitapları seviyorsanız tavsiye ediyorum…
    Sevgili Müjde Aklanoğlu yüreğine kalemine sağlık…
  • Ve Müjde Aklanoğlu ‘nun "Bana sevmeyi anlat" ve "Bana esmeyi anlat" 2 kitaplık serisi bitti.
    Yazarın okuduğum ilk kitapları. Gayet akıcı ve bunaltmayan bir anlatımı var. Benim için en önemli kısmı bana hissettirdiği duygular. Kitaplarda konu beni içine alıp, o duyguları yaşatabiliyorsa anlamı oluyor. Bu hikâye de de sesli kahkahalar atım, iki yeri vardı ki hikâyenin gözlerimden yaşlara engel olamadım. Duygu fırtınaları yarattı içimde :) böyle kitapları seviyorum işte…
    Ana karakterimiz Rüzgâr Bey. Buz gibi soğuk, çatık kaşlı, herkesin korktuğu bir iş adamı. (tabi bu halinin nedeni çocukluğuna ve ailesine dayanıyor) onu sonradan öğreniyoruz.
    Rüzgâr hayatındaki tek varlığı, çok sevdiği kız kardeşi Pelin ile yaşıyor. Pelin gencecik cıvıl cıvıl bir kız. Birde yakın dostu, iş ortağı ve kardeşim dediği Cem var. Hayatı iş ve bu iki kişiden ibaret…
    İş hayatı ise zorlu mücadelelerle dolu ve hayatı hep tehlike altında, Babasının geçmişte yaptığı hatalar ile şimdi Rüzgâr bu acımasız camia ile savaşmak zorunda.
    Bir gün kız kardeşini yatağında bir sürü ilaç içmiş ve intihar etmiş bulur. Onu acilen hastaneye yetiştirse de artık yapılacak bir şey yoktur. Kardeşi karnında bebeği ile ölmüştür.
    Rüzgâr için hayat durur, nefes almak zorlaşır ve o gün orada kardeşinin soğuk bedeninin yanında yemin eder. Bunu yapanlardan intikamını alacaktır. Bunun için yaşar ve araştırmalara başlar…
    Diğer yanda 19 yaşındaki Esme. Üniversitede radyo televizyon okuyan hayat dolu bir kız. Annesi, Babası, 16 yaşındaki kız kardeşi Ecem ve abisi ile yaşıyordur.
    Abisinin yaptığı hatanın bedelini Esme ödemek zorunda kalır ve ne kadar itiraz ederse etsin, Babası ve abisi onu Rüzgârla evlendirirler. Aksi takdirde Rüzgâr aileyi bitirecektir…
    Esme için hayat kâbusa döner. Bilmediği tanımadığı ve çok ürkütücü görünen bu adamla hayat nasıl geçecektir.
    Ve hikâye de bundan sonra başlar :) Sonrasında yaşananlar için kitapları okumalısınız :)
    Güzel bir aşk hikâyesi, duyguların aktarımı çok başarılıydı. Ben severek, etkilenerek okudum. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım :)
    Bu tür kitapları seviyorsanız tavsiye ediyorum…
    Sevgili Müjde Aklanoğlu yüreğine kalemine sağlık…