"Ermiş bir adamdı bu Hüseyin Ağa. Bir gün beni dizlerine aldı, hayirduasi edermiş gibi elini başıma koydu. 'Aleksi' dedi, 'bak sana bir söz söyleyeceğim; küçük olduğun için anlamayacaksin; büyüyünce anlarsın. Dinle oğlum; 'Tanrı'yı yedi kat gökler ve yedi kat yer almaz; ama insanın kalbi alır. Onun için, aklını başına topla Aleksi, hayirduam seninle olsun, dikkat et, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama! "
"İkinci kuralım da şu: Gerçek etkisi olan her düşüncenin gerçek bir özü vardır. Tensiz bir hayal gibi havada dolanmaz. Gerçek bir vücuda sahiptir: gözleri,ağzı,ayakları, karnı. Erkek ya da kadınlar, erkek ya da kadınları kovalar... Bunun için İncil şöyle der: 'Söz, tene dönüşmüştür!' "
"Konutların dış cephelerine tanıdığımız ünlü ressamların eserlerini büyüterek yapan Nazife hanım, şehre renk katarken sanatı da insanların oturduğu kata getiriyor. Nasıl mı? Hangi katta oturduğunuzu soran birine yanıt olarak, 3. Kat yerine, İnci Küpeli Kiz'in Kupesinde oturuyorum derseniz, bu durum sanatın katiniza gelmesi değil de nedir? "
"İnsanın, sevdiği insanlardan geç ayrılması zehirdir! İnsanın, bıçakla keser gibi, kendisi için doğal bir iklim olan issizlikta yine yapayalnız kalması daha iyi. "