"Kitaplara ihtiyaç duyan insanlar hep olacak. Bu insanların kendileri için önemli olan kitapları keşfedebilecekleri yerler de kitapçılar olacak. Kitapçıların bu dünyadan yok olmasına asla izin vermeyeceğim."
Merhaba kitap dostlarıım ️ bugün sizlere "Kadının Fendi" kitabıyla geldim, yazarla tanışmak için yanlış kitabını seçmişim baştan söyleyeyim
Ezilmiş erkeğin, ezdiğini sanan kadının TRAJİK komedisi (!)
️Erlend Loe bu kitapta aslında tam anlamıyla ilişkilerdeki "rol karmaşasını" kurcalıyor. Ama öyle derinlikli karakter çözümlemeleri falan beklemeyin. Çünkü karakterler oldukça yüzeysel, özellikle erkek karakter. O kadar silik, o kadar ne yapacağını bilmez durumda ki okuyucu olarak bazen “bu kadar da olmaz” diyorsunuz. Gerçekten sinir bozucu bir pasiflik var ortada.
️Kadın karakter Marianne ilk başta güçlü, kararlı ve özgür görünüyor. Ama dikkatli okuduğunda onun da kontrolsüz, tahammülsüz ve bencil olduğunu görüyorsunuz. Yani “kadının fendi” sandığımız şey belki de sadece daha yüksek sesle konuşması.
️Yazar burada mizahla süslenmiş ama acı bir şey anlatıyor: insanlar birbirlerini sevmediklerinde bile ilişkide kalabiliyor. Alışkanlıktan, korkudan ya da belki sadece birinin baskın, diğerinin ise tepkisiz olmasından. Ve bu iktidar oyunu her iki tarafı da tüketiyor. Kitabın sonunda biri kazanıyor gibi görünse de aslında ikisi de kaybediyor.
️Kısacası "Kadının Fendi" eğlenceliymiş gibi görünen ama içten içe can sıkan bir hikaye. Gerçek hayatı, gerçek ilişkileri okurun yüzüne bir tokat gibi indirmeyi başarıyor.
"Hepimizin içinde boğuşmamız gereken bir karanlık var."
"İnsanın asIında mutlu değilken mutlu olduğuna inanması oldukça yaygın bir yanılgı."
Kadının FendiErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 2019884 okunma