Merhaba kitap dostlarıım bugün sizlere edebiyatımızın değerli eserlerinden biriyle geldim. Klasik kitapları okumayı çok seviyorum ayrıca polisiye okumayıda çok seviyorum ve bu kitap ikisinin birleşimi
Esrâr-ı Cinâyât Türk Edebiyatı 'nın ilk polisiye eseri. İlkleri okumak her zaman çok keyifli gelmiştir bana. Kitabın konusunu kitaba adapte oldukça çok sevdim. Basit gibi gözüküyor olabilir ama yazıldığı dönemi düşünürsek oldukça güzel bir konusu ve kurgusu var diyebilirim.
Kitaba adapte olmak, konunun içine girebilmek beni oldukça zorladı. Günümüz Türkçesine uyarlanmış olsa bile kitabı okurken bazen zorlandım. Cümlelerin oldukça uzun olması, sürekli yeni kelimeler öğrenmek biraz yorucuydu
Yinede uzun zamandır okumak istediğim bu güzel kitabı okuduğum için çok mutluyum. Okuması zor dediğime bakmayın zorlanıyorum diye söylenirken kitabı da elimden hiç bırakmak istemedim. Sürekli bir sonraki bölümün heyecanıyla okudum
Balıkçılar İstanbul Boğazı çıkışında bir genç kızla iki adamın cesedini bulur. Bu olaydan bir ay sonra Beyoğlu’nda intihar süsü verilen bir cinayet daha işlenir. Soruşturma memuru Osman Sabri bunun bir cinayet olduğunu ortaya çıkarır. Cinayetlerin nasıl ve niçin işlendiği Kalpazan Mustafa’nın gazeteye gönderdiği mektuplarla ortaya çıkar.
Esrâr-ı CinâyâtAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,065 okunma
"Bu kitapta yer alan şahıs ve mekanların gerçekle alakaları tamdır. Kahramanları hep yanlış ata oynayanlardır. Kediler, kadınlar, muhabbet kuşları, gözyaşları..."
Çok sık şiir kitabı okuyan biri değilim aslında ama bazen canım inanılmaz şiir okumak istiyor. Bu gibi durumlarda da eğer yeni bir kitap keşfetmediysem kaleminden emin olduğum yazarların şiir kitaplarını okumayı tercih ediyorum.
"Grapon Kağıtları" kitabını aslında ilk yazın okumaya başlamıştım ama birkaç sayfa okuyup, adapte olamadığım için sonra okumaya karar vermiştim.
Kitabın her sayfası hüzün ve duygu yüklü. Yazarın tamamen duygularını aktardığı, kendi yaralarını ve hüzünlerini gösterdiği bir kitap.
Çok fazla şiir sevmeyen okurların bile ilgisini çekeceğini düşünüyorum.
"Vişne bahçeleriyle dolu neşeli bir şehre benzerdi senin sesin."