Varoluşunu ne kadar çok düşünürse düşünsün, hemen yaşamın sonu olduğu düşüncesi de geliveriyordu aklına. Bunun tam tersi de geçerliydi: Bir gün yok olacağını kuvvetle hissederse, yaşamın nasıl sonsuz bir değere sahip olduğunu da asıl o zaman anlıyordu. Madalyonun bir yüzü ne kadar büyük ve belirginse, diğer yüzü de o kadar büyük ve belirgindi. Yaşam ve ölüm aynı şeyin iki yüzüydü.
Kadınlar yüzyıllar boyunca erkekleri, olduklarının iki katı büyüklüğünde gösteren sihre ve enfes güce sahip aynalar gibiydiler. Bu güç olmasaydı muhtemelen yeryüzü hâlâ bataklık ve balta girmemiş ormanlarla kaplı olacaktı. Savaşlarımızın ihtişamını kimse bilmeyecekti. Koyun kemiklerinin üzerine geyik resimleri çiziyor ve koyun derileri ile çakmaktaşı ve veya bayağı zevklerimize hangi basit süs eşyası uygun olacaksa onu takas ediyor olacaktık hâlâ.