Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba? İlk adet gördüğünde mi, 18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi, saçına ilk ak düşünce mi?
Bence hiçbiri değil. Bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini.
Zülfü Livaneli'nin okuduğum ilk kitabı oldu. 59 yıl önce İstanbul Üniversitesi'nde çalışmış bir profesör ve onu İstanbul ziyaretinde eşlik eden Maya Duran'ın hayatını ve hayatlarının kesişme noktalarını anlatıyor. Hikayenin akışı oldukça iyi ve tarihi bilgiler konusunda sağlam bir araştırma yapılmış. Farklı ülkelerde yaşayan insanları farklı dinlere sahip insanları ortak acılarına, Türkiye gerçeklerine, II. Dünya Savaşı'na o dönemde Türkiye'nin ve diğer ülkelerin tutumuna bir araştırma kitabı değilde yaşanmış hikayelerin üzerinde derinlemesine inceledik ve o dönemi yaşadık.
Kitap beklentimi şu noktada düşürdü. Her şey iyiydi, kitap için çalışılmıştı fakat cümleler bana edebi bir doygunluk sağlamadı. Sanki Maya Duran klavye başına geçmiş yaşadıklarını anlatmış gibiydi. Bu karakter gerçek hayatta yaşasaydı ve böyle bir kitap yazsaydı zaten bu beklenti içerisine girmezdim. Fakat Zülfü Livaneli olunca konu beklenti ister istemez artıyor.
Umarım Max ve Nadia birbirlerinize kavuşmuş sonsuz uykunuza sarılarak yatıyorsunuzdur. Devletlerin, iktidarların kinleri ve hırsları yüzünden acı çekmiş tüm insanları saygıyla anıyorum...
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma
Dostoyevski macerasına kronolojik sırayla başlamaya karar verdiğim ve 25 yaşında yazdığı ilk romanı olan İnsancıklar'dan başladım. Mektup türünde okumaları pek sevemiyorum fakat karşılıklı mektuplar o kadar akıcı ve merak uyandırıyor ki yer yer heyecanlandığım anlar oldu.
Kitap kendi halinde ortalama memur olan Makar Devuşkin ile Varvara Alekseyevna'nın arasındaki mektuplaşmalar şeklinde geçiyor. Katiplik yapan Makar, evin bir odasını kiralamış memur maaşıyla hem Varvara'ya yardım ediyor hem de kendi geçinmeye çalışıyor. Varvara ile uzak akraba da olsalar bir gönül ilişkisinin var olduğunu biliyoruz. Fakat bu yakınlığın ben daha çok Makar'da olduğunu sezdim.
Dönem Rusya'sını tanıma, yönetim şekli, yaşam tarzı gibi birçok konuda öğrenebileceğiniz, gerçekten öyle biri varmış gibi hissedeceğiniz bir kitap.
Eğer hüzünlü bir dönemdeyseniz biraz ertelemenizi öneririm çünkü yoksulluk, zoruluklar ve acıların anlatıldığı mektuplardan oluşuyor. Bu sizi daha çok sıkabilir. Dostoyevski'ye başlamak için iyi bir tercih olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim. :)
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma