“Her şeyi varsa bile anne babası tarafından ihtiyaç duyduğu sevgiyi, ilgiyi, değeri göremeyen yani ihmal edilen çocuklar ise duygusal ihtiyaçlarını bazen gereksiz alışveriş yapıp dolapları doldurarak, bazen durmadan yemek yiyerek, bazen de madde kullanarak doyurmaya çalışırlar."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Yalnız insan kendine yetebilir, mutlu, huzurlu, keyifli bir yaşam sürebilir mi derseniz, bence bunu yapamaz. Çünkü biz insanlar toplu halde yaşayan canlılarız. Bu özelliği bize doğa vermiş.”
“Kaderimizi daha güzel, daha mutlu, huzurlu ve keyifli yollara doğru yönlendirebilmek için en çok neyi değiştirmemiz gerektiğini bilmek gerekiyor. Bunları bilip bu değişikliği gerçekten istiyor ve bunun için çabalıyorsak, gerisi zaten çorap söküğü gibi kendiliğinden geliyor.
Bir yandan da sizlere bu yaşanmış hikâyeler yoluyla ülkemiz insanlarını, aslında her birinin neler yaşadığını anlatmaya çalışıyorum. Bizler birbirimizi tanıdığımızı zannetsek de, aslında pek tanımıyoruz. Onlar da bizi tanımıyor. Bizim ülkenin insanları bu konuda ser verir sır vermez. Kültürümüzden gelen bir özellik bu.”
“
Annenin bebeğinin acısını dindirebilme yetisini "kapsama" terimiyle ilk tanımlayan kişi, psikanalist W.R. Bion’du. Unutmayın, bebeklik çağı cennet değildir; dehşet zamanıdır. Bebekliğimizde tuhaf, yabancı bir dünyadayızdır; doğru dürüst göremeyiz ve bedenlerimize sürekli şaşarız; açlık ve gaz ve bağırsak hareketleri yüzünden sürekli tetikteyizdir ve duygularımızla başa çıkamayız. Sözlük anlamıyla saldırı altındayızdır. Bizi sakinleştirmesi ve yaşadıklarımıza anlam kazandırabilmesi için annemize ihtiyacımız vardır. O bunu yaparken yavaş yavaş kendi fiziksel ve duygusal durumlarımızı yönetmeyi öğreniriz. Ama kendimizi kapsama kapasitemiz doğrudan annemizin bizi kapsama yetisine bağlıdır. Kendi annesi tarafından hiç kapsanmamışsa bilmediği bir şeyi bize nasıl öğretecektir? Kendini kapsamayı hiçbir zaman öğrenememiş biri, hayatının geri kalanında Bion’un "adsız korkular" dediği kaygı yüklü duygularla başa çıkmak zorunda kalır. Böyle bir insan kapsamayı daima dış kaynaklarda arar. Bu bitmek bilmeyen kaygıyla "başa çıkabilmek için" içkiye ya da marihuanaya ihtiyacı vardır ki bu da bağımlılığımı açıklıyor.”
“Sırf yanında olmakla bile hiç alışık olmadığım bir mutluluk hissediyordum. Sanki gizli bir kapı açılmıştı ve Kathy beni eşikten geçirerek sıcaklık, ışık ve rengin olduğu sihirli bir dünyaya geçirmişti. Yüzlerce orkide maviler, kırmızılar ve sarılardan oluşan konfetilerdi.
Sıcakta eridiğimi hissediyordum. Köşelerim yumuşuyordu. Bir kaplumbağanın uzun bir kış uykusundan güneşe çıkması gibi. Gözlerimi kırpıştırıyor uyanıyordum. Kathy benim için bunu yapmıştı. O benim hayata davetiyemdi. İki elimle tutunduğum bir davetiye.
İşte bu, diye düşündüğümü hatırlıyorum. Aşktı bu.”