“Her şey duman ve buhar,” diye geçirdi içinden. Her şey sürekli değişiyordu, sürekli yeni biçimlere bürünüyor, olaylar büyük bir hızla birbirinin ardı sıra koşuyor ve her şey iz bırakmadan, ama bir sonuca da varmadan yok oluyordu. Rüzgar yön değiştiriyordu, bu kez her şey aksi yöne koşmaya başlıyordu; orada başlıyordu bitmek bilmeyen, telaşlı, gereksiz oyun.