"Hayber,Hayber ya Yahud.. Muhammed'in ordusu geri dönecek!" "Bismillah, Allahu Ekber... Bismillah, Hayber'in zamanı geldi!"" Canımızla, kanımızla feda olsun sana ey şehit!"" Canımızla, kanımızla feda olsun sana ey Filistin!""Kudüs'e gidiyoruz... Milyonlarca şehit olmaya!"
Kim yoruldu?Kim tükendi? Sen mi,ben mi?Ya da canlarını,evlerini, en kıymetli varlıklarını feda eden annelerimiz ve kadınlarımız mı?Hiçbiri yorgunluk gösteren bir kelime dahi etmedi. Her seferinde şehit annesinin,diğer evlatlarını da Kudüs ve Mescid-i Aksa uğruna feda etmeye hazır olduğunu haykırdığını görmedin mi?Halkımızın yorulduğunu söyleyenler ise, siyasi ya da ekonomik çıkar sahiplerinden ibaret küçük bir azınlıktır.Sabırlı halkamız ise onurunu,izzetini ve kutsallarını korumak uğruna en kıymetli şeylerini feda etmeye hazırdır.
Silahımız ne kadar basit,imkanımız ne kadar sınırlı olursa olsun,Allah'ın izniyle bu mücadelede yeni bir denge kuracağız. Korku ve caydırıcılık dengesini oluşturacağız: Onlar bizi bombalıyor,biz de onları bombalayacağız. Allah Ömer Bin Hattab'tan razı olsun; şöyle demişti: "Vallahi elimde ancak karınca olsaydı bile onlarla savaşırdım."Bizim ise Allah'a hamdolsun karıncadan çok daha fazlası var.Sahip olduğumuz her şeyle onlarla savaşmamız gerekir.Bu imkanları daima geliştirmeye çalışmalıyız.Çünkü biz bu yolun başındayız. Bu, Allah Resulü'nün sahih hadisinde bize haber verdi büyük savaşın başlangıcıdır.