e

8/10
·200 syf.··
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 00:24
Kitabın Türkçeye Doymakbilmez olarak çevrilmesini çok sevdim. “She’s Always Hungry” ifadesi zaten doyumsuzluk, arayış, tatminsizlik gibi temalar taşıyor ama “Doymakbilmez” kelimesi hem kulağa keskin geliyor hem de hikayelerin altındaki o bastırılmış açlığı, duygusal ve bedensel açlığı çok iyi yansıtıyor. Hamdi Akçay’ın da ellerine sağlık, bu güzel kapak tasarımına değinmeden geçemem. En çok etkilendiğim hikayelerden biri “Kof Kemikler” oldu. İnsanın kendi bedenine yabancılaşması, neredeyse fiziksel bir tedirginlik düzeyinde hissettirdi. Dilindeki soğukkanlılık, anlatının ağırlığını daha da artırıyor. “Benimki Gibi Bir Vücut” ise başka bir şekilde çarpıcıydı. Kadın bedeniyle kurulan ilişki, toplumsal baskı ve kişisel kabulleniş arasındaki gelgitleri içten bir sesle anlatıyor. İtiraf gibi. Belki de bu yüzden bu kadar etkili. Ve “Kitlesel Yok Oluş”. Bu hikaye tek başına bir kitap olabilecek kadar güçlü. Her hikaye bittikten sonra biraz daha fazlasını istedim (çoğunlukla :>). Okudukça doyulmuyor, çünkü her hikaye biraz daha fazlasını düşündürüyor. Bittiğinde bile o açlık hissi devam ediyor, tıpkı Clark’ın karakterleri gibi.
DoymakbilmezEliza Clark · Medusa Yayınları · 2025146 okunma