Ecrin

Ecrin
@ecriiinnn7
Puan vermedi
Dikkat Vefa İçerir adlı kitap, insanların hayatında çoğu zaman fark etmediği küçük iyiliklerin,fedakârlıkların ve vefanın ne kadar önemli olduğunu anlatan hikâyelerden oluşmaktadır. Yazar kitap boyunca özellikle öğretmenlik,dostluk,öğrencilik ve insan ilişkileri üzerinde durmuş, insanların birbirine karşı dikkatli ve anlayışlı olması gerektiğini vurgulamıştır. Kitaptaki olaylar günlük hayatta karşılaşılabilecek sade olaylardan oluşsa da her hikâyenin sonunda okuyucuya önemli bir mesaj verilmektedir. Yazarın dili oldukça samimi ve akıcıdır. Bu yüzden kitap hem kolay okunmakta hem de insanı düşünmeye sevk etmektedir. Kitaptaki hikâyelerin çoğunda öğretmen ve öğrenci ilişkileri ön plana çıkmaktadır. Yazar, bir öğretmenin öğrencisinin hayatında ne kadar büyük bir iz bırakabileceğini göstermektedir. Bazı hikâyelerde öğrencilerin yaşadığı maddi veya manevi zorluklar anlatılırken bazı hikâyelerde ise öğretmenlerin öğrencileri için yaptığı fedakârlıklar işlenmektedir. Özellikle öğrencilerin küçük bir ilgiyle bile nasıl değişebileceği anlatılmıştır. Yazar burada insanların birbirine karşı dikkatli davranmasının önemini göstermektedir. Çünkü bazen küçücük bir söz ya da davranış bile bir insanın hayatını değiştirebilir. Kitapta en çok dikkat çeken konu “vefa” duygusudur. Yazar, insanların geçmişte kendilerine iyilik yapan kişileri unutmaması gerektiğini anlatmaktadır. Bazı hikâyelerde yıllar sonra öğretmenini ziyaret eden öğrenciler, eski dostluklar ve unutulmayan anılar yer almaktadır. Bu bölümler okuyucuya duygusal anlar yaşatmaktadır. Günümüzde insanların çoğu zaman birbirini kolayca unuttuğunu düşünen yazar, kitabıyla insanlara vefalı olmayı hatırlatmaktadır. Özellikle eski dostlukların değeri ve insanların birbirine sahip çıkması gerektiği sık sık vurgulanmaktadır.
Dikkat Vefa İçerirYunus Koşar · Mühür Kitaplığı · 202323 okunma
Reklam
Puan vermedi
Hikaye, “Gara Bilal” lakaplı karakterin şahsında, bir insanın var olma mücadelesiyle ve yaşamın son demlerinde yapılan bir içsel hesaplaşmayı ele alır. Anadolu’nun küçük, sıcak ve gül kokulu bir köyünde geçen anlatı, Bilal’in hayat hikayesini bir film şeridi gibi önüne serer. Bilal, köyün zorlu şartlarında büyümüş, ancak bu zorluklara rağmen hayata tutunmayı başarmış bir karakterdir. Kitapta onun çocukluk masumiyeti, toprağa dokunmanın verdiği huzur ve köydeki o eski, paylaşımcı yaşam kültürü detaylıca işlenir. Hikayenin en duygusal yerlerinden biri, Bilal’in Hasibe’ye duyduğu sessiz ve derin aşktır. Bu aşk, sadece bir romantizm değil, aynı zamanda o dönemin Anadolu insanının duygularını ifade ediş biçimini, sadakatini ve sabrını simgeler. Bilal’in yaşamıyla bugünün “penceresiz” dünyasını kıyaslar. Mevsimlerin fark edilmediği, kışın soğuğunun yazın sıcağının hissedilmediğini plaza hayatlarına karşılık Bilal’in dünyasında doğanın her devinimi bir anlam taşır. Bilal, sadece bir köylü değildir; o, “Bu dünyada ben de varım !” diyerek kendi varlığını ispatlamaya çalışan, onurlu ve dik duruşlu bir figürdür. Bilal’in yaşamı boyunca yaptığı tercihler, bir ahlak sınavına ve vicdan muhakemesine sokar. Gara Bilal, aslında unuttuğumuz dedelerimiz, kültürümüz ve kaybettiğimiz o kadim Anadolu bilgeliğini temsil eder. Kitap, insanoğlunun aslına, yani toprağa ve doğaya dönmediği sürece ruhsal bir açlık çekeceğini vurgular. Biten bir ömrün ardından geriye dönüp bakıldığında, “gerçekten yaşadım mı ?” sorusuna verilen cevap önemlidir. Samimiyet, hoşgörü ve yardımlaşma gibi Anadolu değerlerinin modern çağda nasıl eridiğini ve bu değerlere ne kadar muhtaç olduğumuz hatırlatılır. Bilal insanların ellerindeki cep telefonlarına hapsolduğu (ışıklı kutucuklara), kimsenin birbirinin yüzüne
Duygu ve Düşünce
Gara BilalYunus Koşar · Çınaraltı Yayınları · 201624 okunma