Eda

İnsan egosunu basit, değişmez, güvenilir ve tek boyutlu bir şey olarak algılayan insanların sığ psikolojisine hayret ediyordu. Ona göre insan, sayısız yaşama ve sayısız hissiyata sahip, şekilden şekle giren karmaşık bir canlıydı; bünyesinde kendinden önce göçüp gidenlerin anlaşılmaz düşünce ve arzularının mirasını barındırıyor, teninde ölümcül hastalıkların izini taşıyordu.
Sayfa 163
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dorian Gray insanlığın tarih boyunca gelişimine bakınca bir tür kayıp duygusuna kapılıyordu. İnsanoğlu nelerden vazgeçmişti! Hem de ne kadar değmeyecek şeyler uğruna! Bu tarih, türlü türlü çılgınca kısıtlı retler, canavarca kendi kendine işkence etmeler ve kendi kendini inkarlarla doluydu; tüm bunların kökeninde korku vardı, sonuçsa cehaletin bedeli olarak insanın kaçmaya çalıştığı yozlaşmanın çok daha beterine mahkum olmasıydı.
Sayfa 150
"Katılmıyorum Nevzat, cinayetin nedeni aşk değil, insan. Evet belli ki Mazlum, Leyla'yı sevmiş ama yeterince sevmemiş.Yeterince seven insan, aşık olduğu kişiyi öldürmez. Aşık fedakar olmak zorundadır. Her aşık da öyle söyler zaten. Senin için ölürüm der, dünyayı kırmızı bir halı gibi ayaklarına sererim der, senin için yapamayacağım şey yoktur der. Der de der işte. Ama aşık olduğumuz insanı öldürdüğümüzde onun için değil, kendi öfkemizi yatıştırmak için elimizi kana bularız. Kendi duygularımızı tatmin etmek için. Bunun adı bencilliktir. Korkunç bir bencillik. Vahşetin daniskası. Hayır, Nevzatcım, aşk öldürmez, eğitimsiz, bencil, ruhsal olarak gelişmemiş insan öldürür. Sorun aşkta değil, sorun nasıl seveceğini bilmeyen insanda. Bu vahşeti daha çok erkekler gerçekleştirdiği için, sorun nasıl seveceğini bilmeyen erkeklerde."
Sayfa 207
Sahiden de sevginin iyileştirici bir gücü vardı. Elbette yalansız olanın, çıkarsız olanın, hakiki sevginin.
Sayfa 201
Bu kargaşanın, bu acımasızlığın, bu hoyratlığın içinde biz, birbirine sığınan iki çaresiz insanız.
Sayfa 84