Zayıflığımızı belli etmek istemediğimizde, iyiyim, deyip geçiştiririz ya öyle söylemişti, hatta ölecek durumda olsak bile iyiyim deriz, kabaca buna yiğitliğe bok sürdürmemek denir, olayları böyle mantıksızca tersine çevirmek sadece yanlızca insan türüne özgüdür.
Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi gözlerimizi içimizi gören bir aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.
Gece'yi gündüze çevirmek değildi niyetimiz, biz karanlıkta yaşamayı kabullenenlerdik, çünkü biliyorduk ki karanlık aydınlıktan daha parlak olabiliyordu bazen. "Hadi" diyordum hayatıma tam o an, "Karart bizi ki kimse görmesin..."
~