Nefesi boş şeylere harcama sakın. Geçmişi düşünüp durursan, olduğun yerde sayarsın. Geleceği düşünüp hayal kurarsan, uzun emelli olup sukut-ı hayale uğrarsın. Bu anı yaşayacaksın. İçinden 'ALLAH' de her daim.
"Ölmek ve göçmek" diye iki kavram var. Mümin olmayanlar ölüyor, mümin olan göç ediyor. Mümin olmayanlar korkuyor, mümin olanlar umutla bekliyor. Biri yok oluyorken kabirde, diğeri daha geniş ve ferah bir yere taşınıyor, göç ediyor yani. Dar evden, geniş eve taşınmak gibi bir şeydi. Göçmek onlar için bir evden öbür eve taşınmakken -daha rahat-, diğerleri için ise daha dar ve tıkış tıkış bir yere taşınmak demekti. Her iki taraf da ölüyordu sonunda. Marifet, taşınacağın evi iyi seçmek. Göç etmek istiyorsan dünyaya itibar etmeyeceksin demek. Ölmek istemiyor ve korkuyorsan, Dünyaya itibar ediyorsun demek. Göçmek ve ölmek! Seçim tamamen dünyada nasıl yaşadığına bağlı.
Huzur, her başarıyla verip geçtiğin imtihanların sonunda! O sabırla beklediğin her anda, o ızdırapla geçirdiğin, tüm vücudunun parçalara ayrılıp sonra yeniden bir araya gelmesinden sonra! Huzur, kimsesizliğini anlayıp, çaresizliğin dibine vurup Allah'a yaslanmanda! Ve huzur, sadece yaradana bağlanıp tek umudun olarak O'nu görmende. Bu dünya da O'ndan başka huzur bulacağın hiçbir şey olmadığını anlamanda!