Eda Arslan

Eda Arslan
@edaarsslan
Hayat bazen hızlı akıyor, bazen de insanı olduğu yerde bırakıyor. Herkes ilerliyor gibi görünürken senin aynı yerde kalman garip bir his bırakıyor. O yüzden insan kendini sürekli kıyaslıyor, sürekli eksik hissediyor. Ama belki de mesele eksik olmak değil. Belki de herkesin içinde görünmeyen bir boşluk var ve biz sadece onu saklamayı öğreniyoruz. Güçlü görünmek, iyi görünmek, devam edebilmek… Hepsi biraz rol gibi. Ve en sonunda insan şunu anlıyor: Hayat mükemmel olmakla değil, devam edebilmekle ilgili.
Reklam
İnsan bazen hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam eder. Sabah uyanır, giyinir, dışarı çıkar, insanlarla konuşur… Her şey normal görünür. Ama içerde, kimsenin bilmediği bir yorgunluk vardır. Ne tam bir acı, ne de tam bir huzursuzluk. Sadece sessiz bir ağırlık.
Belki de hayatın en zor yanı budur: Her şey devam ederken senin bazı duygularının yerinde kalması. İnsan ilerler ama içindeki bazı şeyler aynı kalır. Ve bu yüzden bazen olduğun yerle gittiğin yer farklı olur. Sonuçta insan, en çok kendine yetişmeye çalışırken yorulur.
İnsan bazen neden yorulduğunu bile bilmiyor. Her şey normal görünürken bile içinde açıklayamadığı bir boşluk taşıyor. Kalabalıkların arasında gülüyor, konuşuyor, hatta mutlu gibi davranıyor ama gece olunca içindeki sessizlik büyüyor. Sanırım insanı en çok da anlatamadığı şeyler yoruyor.
Bazen insan herkesten uzaklaşmak istiyor. Gürültüden, kalabalıktan, sürekli konuşan insanlardan… Çünkü bir süre sonra herkes aynı geliyor insana; aynı cümleler, aynı yüzler, aynı samimiyetsizlik. İşte tam böyle zamanlarda bir kitabın sayfalarını açmak, başka bir dünyaya kaçmak gibi hissettiriyor.
Reklam