Kısacık bir an vardır, korkunç şeyler olacağını bilseniz bile artık bir şey yapmak için çok geçtir. O kısacık an hem bir saniyeden az sürer hem de bir ömürden uzun gelir; sizse zamanda ve mekânda donakalırsınız, ileriye bakmak istemezsiniz ama geriye bakmak için de artık çok geç oldugunu bilirsiniz.
İnsanlar "kalbi kırık" tabirini o kadar sık kullanmaya başladılar ki artık anlamını yitirdi. Bense kızımı kaybettiğimde kalbimin sahiden de binlerce parçaya bölündüğünü hissettim ve o zamandan beridir başka hiçbir şeyi hissedemiyor, başka hiçbir şeyi umursayamıyorum. Onun ölümü yalnızca kalbimi kırmadı, beni de kırdı, ben o eski ben değilim artık. Başka biriyim. Ne bir şey hissedebiliyorum ne de birinin sevgisine karşılık verebiliyorum. Sevgiyi ödünç almak geri vermesinden daha kolaydır.