Mimosa, dünyadaki son iki kokubazdan biridir. Bir kokubaz, insanların yaydığı kokulardan duygularını anlayabilir. Görevi ise uygun bitkileri kullanarak aşk iksirleri yapmaktır. Mimosa, annesi ile birlikte bu görevi yerine getirirken aynı zamanda liseye gitmek konusunda kararlıdır. Her şey yolunda gider ama Mimosa, bir aşk iksirini yanlış kişiye içirdiğinde işler değişir. Aşk iksirinin etkisini bozacak iksiri yapmak için gerekli bitkileri toplarken, futbol takımının kaptanı Court ile hayli fazla vakit geçirir ve olmaması gereken bir şey olur. Court'tan hoşlanır ama kurallar kitabı der ki; aşk cadıları asla aşık olmamalıdır!
Kitabı okuduğum süre boyunca kapağına bir diş atmamak için kendini zor tuttum. Evet, biraz şüşkoyum ama dişleme isteğimin sebebi bu değil. Sebep, kitabın kapağının ve şömizinin şeker gibi görünmesi. İnanılmaz tatlı renkleri var
Kitabın türü konusunda tam emin değilim. Gençlik ve aşk kategorisi tamam ama acaba fantastiğe de girer mi diye düşünmeden edemiyorum. Sonuçta aşk cadısı diye bir şey yok. Eros var ama onu da gören olmamış. Eros'un okuna da hiç inanmıyorum zira kendi sevgilime oku bizzat ben attım. Hatta beş on kere attım ki biri isabet etmezse diğeri kesin etsin. Garantici bir insanım
Kitabın konusunu ben çok beğendim. İnsanların yaydığı kokudan duygularını anlamak muazzam bir olay. Bir düşünün, birinin sizden hoşlanıp hoşlanmadığını hemen anlıyorsunuz. Bence harika yetenek
Kitap, başlarda biraz ağır ilerledi gibi hissettim. Bir an önce telaşlı ve aksiyonlu kısma geçmek istedim. Aksiyonlu kısma gelince yine memnun olmadım çünkü bu sefer de Court ve Mimosa'nın birbirlerinden hoşlanan hallerini daha fazla okumak istedim ama zavallı Mimosa'nın panikten Court ile fingirdeyecek hali olmadı. Hoş olsa bile kaçardı çünkü aşık olursa
Louise, bağlı olduğu cadılar meclisinden iki yıl önce kaçıp, büyüsünü gizlemek için elinden geleni yapmıştır. Görevi cadıları avlamak olan Chasseurler, onu fark ederse sonunun bir kazıkta yanmak olduğunu bildiği için iki yılını bir tiyaronun çatı katında kalarak geçiren Louise, Angelica'nın yüzüğünü bulmak için kendini riske atmayı göze almıştır. O yüzük sayesinde kendisini hem saklayabilecek hem de peşinde olan annesinin büyüsünden korunabilecekti ama bu uğurda Chasseurların komutanı Reid'i peşine takmıştı. Yaşanan talihsiz bir olay sonucunda Reid ile evlenince her şey daha da karmaşık bir hal almıştı. Cadı avcısı olan kocasına hissetmeye başladığı şeyler bir yana dursun cadı olduğunu saklamaya çalışmak gittikçe zorlaşmaya başlamıştı.
Kitabın şömizini, kapağını zaten çok beğenmiştim ama yakından inceleyince daha da hayran kaldım çünkü inanılmaz asil tasarlanmış.
Konusunu eminim hepiniz beğenirsiniz. Cadılar ve cadı avcıları her zaman insanın ilgisini çeken bir konu oluyor. Gönül rahatlığıyla söylemeliyim ki kitabın konusu şahane bir şekilde işlenmiş. Kitabın içinde aksiyon tek bir an bile bitmiyor. Sürekli hareketlilik ve tedirginlik var. Louise'nin her an hissettiği tedirginlik okuyucuya çok güzel bir şekilde aktarılmış. Bu açıdan yazarı tebrik ederim.
Louisa karakteri inanılmaz sınır bozucu bir kız. Dur diyorsun anlamıyor, yapma diyorsun inadına yapıyor. Reid ise tam tersi bir karakter. Tam bir emir adamı. Dur de dursun.
Kitapta cadılar genel olarak güzel kadınlar olarak anlatılmış ama ben cadıları süpürgeli, saçlar dağınık, kafada şapka, karga burunlu hayal ettim
Kitabı eleştireceğim tek bir yer var. Gerçekten yazarlar artık mecburiyet ile yapılmış evliliğin gerçeğe döndüğü hikayeleri bırakmalı.Tabi döner.. Atşele barutu koy bakayım aynı yere nasıl alev
Yılan ve GüvercinShelby Mahurin · Yabancı Yayınları · 20212,651 okunma