RENGÂRENK SESİM
Bir yağmur sonrası, açan güneşin altında gökkuşağını seyrettiniz mi hiç? Renklerin birlikteliğini, birlikteliğin verdiği o güzel ahengi izlediniz mi? Ne kadar birbirlerinden farklı olsa da renkler kopmazlar birbirlerinden, onlara can veren pasparlak güneşten. Kara bulutları dağıtıp gökyüzünü şenlendirirler mavilikler arasından gülümseyerek yeryüzüne.
Dilim de gökkuşağı misali Orta Asya'da doğup yayılarak dört bir yana, şenlendiriyor dünyayı. Renklendiriyor siyah beyaz kalan hayatımızı. Kazakistan'dan Kırgızistan'a, Türkmenistan'dan Azerbaycan'a uzanıp dünyanın dört bir yanına salıyor Türklük ağacını. Yapraklarıyla sevgi dağıtıyor köklerinden aldığı gücüyle. Her nereye adım atsak hepimiz bir oluyoruz, birleşiyoruz dilimiz sayesinde. Türkçem tamamlıyor yarım kalan düşlerimizi. Birleştiriyor benliğimizi, yüreğimizi. Farklı renklere sahip de olsa yabancı iklimlerde yeşeren kardeşliğimi besliyor bir annenin yavrusuna olan şefkatiyle. Ayırmıyor hiçbirini, koruyor hepsini tertemiz kalbiyle. Sözcüsü oluyor zihnimizden geçen düşüncelerimizin ve aktarıyor tüm insanlığa barış adına. Sesi oluyor sessizlerin, sesi oluyor güzel yüreklerin. "Özgürlük" diye haykıran beyinlerin renkleri oluyor azim selinde. Bağımsızlık
sembolü bayrağım sessizliğini bozuyor tarih yolculuğunda. Sesi oluyor,nefesi oluyor; anlatıyor geçmişimi, geleceğimi, tüm benliğimi. Anlatıyor tüm dünyaya, öğretiyor neşeyi, sevgiyi. Öğretiyor kalbimin, milletimin bağımsız sesini. Dilimizdir ki bizi biz yapan, alnımıza Türklük adını yazan. Bu bilince sarılan her Türk gibi biz gençler de ona canımız pahasına sahip çıkmamız gerektiğini biliriz.
Geçmişi geleceğe taşırken kirlenmemeli renkleri dilimin. Bugün düşen siyahlar yarının karanlığı olur benliğimin. Bağımsızlığımı haykırırken