Meltem, annesinin yokluğu ve babasının ikinci evliliğinde istenmeyen evlat olarak babaannesinde yaşamış ve ömrü boyunca sıcak bir aile hayatının özlemini duymuş birisidir.
Yaşadığı mutsuz evlilikten sonra tanıştığı Fırat ile Balıkesir'in bir köyüne gider ve orada oldukça gizemli bir yaşlı teyze ile karşılaşır.
Selime teyze'nin hayat hikâyesini dinledikçe yaşadıkları hislerin benzerliği ile bugüne kadar aldığı kararları sorgular ve o da hayat hikâyesini anlatmaya başlar.
İkili konuştukça aslında kendi hikâyelerinde görmedikleri detayları birbirine göstermeye başlar ve bu sohbet bundan sonra atacakları adımda etkili olur.
Yazarın kalemi ile bu kitapla tanıştım ve gerçekten çok sevdim. Sıcak, samimi, içten bir anlatım tarzı var. Özellikle karakterlerin iç dünyası ve çatışmalarını çok güzel yansıtmıştı.
Karakterler aracılığıyla belki de bize normal gelen şeylerin bir başkası için ne kadar önemli olduğunu ve onları incitebileceğini göstermişti bize aslında.
Ben hem Meltem'e hem Selime teyzeye çok üzüldüm. Kitabın sonunda aslında ikisinin de olaylara hiç bakmadikları yönden hatalı gördükleri kişiler üzerinden de bakmayı öğrendiklerini ve bunun sonucunda yollarını çizdiklerini görüyoruz.
Meltem açısından çok sevindiğim ama keşke Selime teyzeyi de okusaydık dediğim bir sonu vardı kitabın. Mutlaka yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım.