Mary Turner'ın bir cinayet sonucu öldürülmüş olması oldukça ses getirir. Katil bellidir, yerli uşak Moses... Moses kaçmaz ve suçunu inkar etmez.
Bu da dikkatleri katilin kimliğinden çok o cinayete süruklenen sürece çeker.
Mary oldukça travmatik bir aile yaşantısından sonra okul okumuş ve kendi hayatını kurmuştur. Kendi ayaklarının üzerinde duran, şehirli, modern bir kadındır.
Ne var ki içinde bulunduğu toplumun üzerinde kurduğu baskı onu bambaşka yollara sürüklemek zorunda bırakır.
Bu baskının ağırlığının arttığını hissettiği dönemde çiftçi Dick ile karşılaşır. Onun da ilgisinin sonucunda evlenmeye karar verir.
Fakat uçsuz bucaksız kurak topraklar, derme çatma bir ev ve yaşam standartlarını baştan sona değiştiren durumlar Mary için oldukça büyük bir şok olur.
İçine düştüğü ve değiştiremediği yaşam şartları, toplumun zihnine kodladığı siyahi (yerli) nefreti açığa çıkarır.
Yıllar boyunca Mary ve yaşadıklarını o cinayete giden yolu okuruz.
Yazarın dilinden bahsedecek olursam gayet sade ve anlaşılırdı.
Kitapta adeta iki farklı, zıt yaşamın birbirine zorla dikilmeye çalışılmasını ama bu kararın yol açtıklarını okuyoruz.
Kitapta temel konulardan birisi ırkçılık. İnsanların zihinlerine kodlanmış karşılıklı nefretin sonuçlarını bolca okuyoruz.
Ama beni asıl etkileyen Mary'nin toplum baskısıyla mutlu olduğu hayattan yavaş yavaş tükenen bir hayata doğru yol almasını okumaktı.
Mary, sırf toplum baskısıyla mutsuz olduğu bir hayata kendini mahkum ederken, kocası Dick karısıyla farklı hayat beklentileri olduğunu bilmesine rağmen bu evliliğin sürmesinde ısrar etmesi de bir o kadar düşündürucüydü.
Okurken ara ara tek düze ilerlediğini ve sıkıldığımı hissetsem de zihninize not edeceğiniz türlü dersler çıkarıyorsunuz kesinlikle.
Hailee, küçük bir kasabada yaşamaktadır. İnsanlarla ilişki kurma konusunda pek iyi değildir. Tek ve en yakın arkadaşı ise yan yana evlerde birlikte büyüdüğü Aiden'dır.
Hailee ne kadar insanlarla mesafeli, her şeyin hesaplamasını yapan biriyse Aiden bir o kadar sıcakkanlı, anı yaşayan biridir.
İkisi de lisenin son yılını birlikte geçirme planları yapar ve birlikte yapmak için bir liste hazırlarlar.
İkili zamanla hislerinin değiştiğini fark eder. Aşklarını yaşamak, hayallerini gerçekleştirmek isteyen ikiliyi bekleyen gerçekler vardır. Aiden, gelecek vaad eden ünlü bir oyuncudur Hailee ise gelinen yol ayrımında bir seçim yapmak zorundadır.
Seride en sevdiğim kitaplardan birisi oldu. Yazarın kalemini zaten çok çok seviyorum. Bu kitapta yine çok iyiydi.
Hailee karakterini çoğu yerde sarıp sarmalamak istedim. Yaşadığı zorbalık, onun sonuçları, psikolojisine yansıması beni çok sarstı.
Yazarın dünyanın her yerinde her toplumun yarası olan bir konuya bu denli güzel değinmesine çok sevindim.
Hailee'nin değişimi, mucadelesi ve hayatını şekillendirmesi ayrıca hoşuma gitti. Güçlü kadın karakterler böyle yazılınca bayılarak okuyorum.
Aiden ve hayatı kitabın sırlarını ve ters köşelerini barındırıyordu diyebilirim. Karakter olarak tam bir gün ışığı fakat mücadele ettiği şeyler çok başka.
Onun sadece Hailee yanındayken mutlu olması, Hailee ile birbirlerine her durumda destek olmaları en etkileyici olanı ise birbirlerinin sakladıkları ruh hallerini tek bir bakıştan anlayabilmeleri.
Küçüklük hallerinde o atışan eğlenceli hâllerini okumak ne kadar güzel ve içimi ısıttıysa aşık ve birbirleri olmadan yaşayamayan hâllerini okumak da bir o kadar hoşuma gitti.
Kitap sonunda öğrendiğimiz gerçekler, bizi şok eden sırlar derken heyecanlı ve güzel bir bitiş yaptık.