Eda

Reklam
Çünkü acının bile içinde sanılandan çok kendini beğenmişlik ve itiraf edilenden çok şehvet vardır.
Ben yaşadım mı, hiç bilmiyorum, benim yaşamım çevrilecek bir sayfadan fazlası asla olmadı, yaşım elliye gelirken, elimde mürekkebin kararttığı sayfalar kaldı yalnızca.
Ölümü bir sevgiliyi bekler gibi bekliyorum, çocukken Sayın Anne'yi beklediğim gibi bekliyorum.
Bizi tecrit eden yas, bizi hantallaşmak zorunda bırakarak, sonunda yeniden yükümlülük altına alır: O zaman herkese benzeriz ve herkesin dengi oluruz, herkesle birlikte kayıp kitleyi oluştururuz, arzunun, kaygının sevgi ve nefretin, yanılsama oyuncaklarının ve olumsallık kölelerinin dokuduğu ağlara kapılır kalırız.
Reklam