Eda

Müzikte eski bir büyü gücünün bulunduğuna sair söylene gelen sözler hiç de anlaşılmaz değil benim için. Bu yalın ezgi nasıl da içime işliyor! Nasıl da hep tam zamanında çalıyor bu ezgiyi; tam da kafama bir kurşun sıkmayı düşündüğüm anlarda! Ruhumun karmaşası ve karanlıkları dağılıyor ve rahat bir soluk alıyorum.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gerçekten de garip: buralara ilk kez geldiğimde ve tepeden ilk kez güzelim ovaya baktığımda, her şey nasıl da çekici gelmişti bana. Küçük orman işte orada! Ah, keşke ormanın gölgelerine karışabilsem! Dağın zirvesi işte orada! Ah, keşke oradan enginlere bakabilsem! Birbirine zincirlenmiş biçimde dalgalanan bu tepeler ve sevimli ovalar! - Ah, keşke onların arasında yitip gidebilsem! Koştum gittim oralara ve geri döndüm, ama umduğumu bulamadım.
Diyorum ki sana, sevgili dostum, aklımın karmakarışık olduğu bir anda, varoluşunun dar çerçevesinde mutlu bir kayıtsızlık içinde yaşamını devam ettiren, günü gününe başının çaresine bakan, yaprakların ağaçlardan döküldüğünü görünce kışın geldiğinden başka bir şey düşünmeyen bu türden bir varlıkla karşılaşmak tüm karmaşayı dindiriveriyor.
İnsan yaşamının yalnızca bir düş olduğunu başkaları da daha önce düşünmüştür; bu duygu benim de peşimi bırakmıyor. İnsana ait etkin ve araştırıcı güçleri tutsak eden sınırlamalara bakıp, bütün etkinliklerimizin, zavallı varoluşumuzu uzatmaktan başka hiçbir amaç taşımayan gereksinimleri karşılamaya yönelik olduklarını görüp, sonra da araştırmalarımızın bazı noktalarıyla ilgili olarak kendimizi teskin etmemizin tutsağı olduğumuz duvarları renkli biçimlere ve aydınlık görüntülere boyayan düşsel bir boyun eğmeden başka bir şey olmadığını fark edince - işte o zaman suskunlaşıyorum Wilhelm. Kendi içime dalıyor ve içimde bir dünya buluyorum! Ama böyle yaparken düzenli ve canlı bir güçle değil, daha çok sezgiyle ve karanlık bir arzuyla hareket ediyorum. O zaman duyularım bulanıklaşmaya başlıyor ve ben, düşlerin arasından dünyaya gülümsemeye devam ediyorum.
O kadar mutluyum ki, dostum, dingin bir varoluş duygusuna öylesine dalıp gittim ki, sanatım bundan zararlı çıkıyor. Resim yapmak benim için olanaksız şu sıralarda, tek bir çizgi bile çizemem, ama hiçbir zaman şu anda olduğumdan daha büyük bir ressam da olamamıştım.