Kalbin köşküne kurulmuşsa nefs; insan da bir, hayvan da bir.
Edep örtüsünü giymemişse beden; bahar da bir, hazan da bir.
Haram lokmaya alışmışsa kursak; aç da bir, tok da bir.
Haline şükrü unutmuşsa insan; az da bir, çok da bir.
Merhamet elini tutmamışsa vicdan; zâlim de bir, mazlum da bir.
Bildiği ile amel etmemişse dimağ; âlim de bir, câhil de bir.
Samîmiyetten nasîbini almamışsa akıl; ākil de bir, mecnun da bir.
Mânâya bakmayı bilmemişse göz; güzel de bir, çirkin de bir.
Vermeye kudretsiz kalmışsa el; zengin de bir, fakir de bir.
Ezandan huzursuz olmuşsa kulak; duyan da bir, sağır da bir.
Allah aşkını tatmamışsa gönül; sevgi de bir, nefret de bir.
Kulluğun önüne geçmişse kibr; şeytan da bir, melek de bir.
Ve gaflet uykusuna dalmışsa ruh; hayat da bir, ölüm de.