"Sünnet-i Seniyye edebtir, hiçbir mes'elesi yoktur ki; altında bir nur, bir edeb bulunmasın.."
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî
"Sünnet-i Seniyye, saadet-i dareynin temel taşıdır ve kemalatın madeni ve menbaıdır."
Lem'alar
Lem'alar
Alıntı
Abdullah b. Mübarek'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Bizler, çok ilimden ziyade, az da olsa edebe muhtacız."
Sayfa 515·Kitabı okudu
Her bir sûfî, tasavvufu kendi meşrep ve haline uygun şekilde tarif etmiştir. .... Ebû Muhammed-i Cerîrî'ye, tasavvufun ne olduğu sorulunca şöyle demiştir: "Tasavvuf, bütün yüksek ve güzel ahlâklar ile ahlâklanmak, her türlü kötü ve düşük ahlâktan uzaklaşmaktır." Cüneyd-i Bağdâdî'ye tasavvufun ne olduğu sorulunca şöyle demiştir: "Tasavvuf, Allah Teâlâ'nın seni nefsânî sıfatlarından öldürüp kendisi ile ihyâ etmesidir."
Sayfa 507·Kitabı okudu
Kulun içinde bulunduğu vakitler ve durumlar farklı farklıdır. Bazı hallerde dua sükûttan daha faziletlidir, o zaman dua yapılır. Edep budur. Bazı hallerde sükût daha faziletlidir, sükût edilir, o zaman içindeki edep odur. Bu, o vakit içinde bilinir. Çünkü her vakitteki ilim, o vaktin içinde hâsıl olur. Kul, yaşadığı vakit ve hal içinde dua etmeye bir işaret aliyorsa, dua etmesi daha faziletlidir. Sükût etmeye bir işaret alıyorsa, sükût etmesi daha faziletlidir.
Sayfa 483·Kitabı okudu