Didenur Ataş

Didenur Ataş
@edidx
Biliyorum ki insan dediğin melanetten ve iyilikten, alçaklıktan ve faziletten, zorbalıktan ve merhametten, korkaklıktan ve cesaretten, nefretten ve sevgiden karılmış bir hamur dur. İyilik, fıtratın mutlak kararı değil, ancak içimizdeki aydınlıkla karanlığın giriştiği savaşın ganimet olabilir. Geçen mektubunda söylediğin gibi, masumiyet çoktan terk ettiğimiz bir şehir, sadece çocukların bildiği eski bir şiir…
Sayfa 101 - Hep Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Bazıları, başkalarının acısını uzaktan bakıp kederlenmek ile iyi insan olunabildiğini sanıyor. Hatta sadece kendi iyiliğinin altını çizebilmek için üzüntüsünü ele güne duyurmaya çalışıyor. Oysa şunu iyice öğrendim ki, vicdandan en çok söz edenler, sadece başkalarının kurbanlarına üzülen katiller. Kabullenmek zor ama aslında, başkalarının acısına bakarken insanda kederden ziyade hodbin hisler uyanıyor. Savaş gazilerine bakmak feci bir duyguyla tanıştırıyor insanı: şükretme duygusu. Duyguların en iki yüzlü, en sefil olanı. Haline şükretmelerin en rezil gecesi, başkalarının hali ile mukayese edilerek yapılanı… O zaman insan Yaradana verdiği mutluluklar için değil olsa olsa başkalarına verip kendinden esirgediği acılar için teşekkür ediyor. Sana şükürler olsun ki beni değil, onu seçmişsin diyor. Ve bunu ne zaman fark etse, mesela hastanedeki ölü çocuklara, onların inci ayak bileklerine bakarken, ruhunu derin bir utanç kaplıyor.
Sayfa 101 - Hep Kitap Yayınları·Kitabı okudu
…zaman her şeyin değiştiği yerdir. Kara bir deliktir ve içine düşeni delirtir.
Sayfa 59 - Hep Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Evet, bir kere kırıldılar mı kadınların kalplerini onarmak kolay değildi belki ama aslında onlar kalplerinin eski haline kavuşmasını kırandan bile çok isterlerdi. Eskisi gibi olabilmek için hakikaten çabalarlardı yani.
Sayfa 53 - Hep Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Düşün işte, o zamanlar hürriyetin bir erkekle beraber, bir erkeğin ellerinde gerçekleşebileceğine inanacak kadar toydum.
Sayfa 43 - Hep Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Reklam