Anneannem bugün konuşma arasında şöyle dedi bana "senin dünyayla uğraşacak halin yok."
Ben teknolojiden ve dünyaya yararlı olan işlerden bahsediyordum..
Kendi üzerime fazla yüklendiğimi fark ettim. Başkalarına yararlı olabilmek için kendimi düşünmeyi arka plana atmışım belli ki. Bu da hem baskı oluşturuyordu hem de beni mutsuz ediyordu.
İlginç bir şekilde hem ölüme umursamazlık tasladım hem de tezgahtaki bıçağın açısından korkup kafamda senaryolar yazdım.
Hayatıma baktığımda ne kadar şanslı olduğumu unutup yüz binde bir gerçekleşebilecek bir olayın benim başıma geleceğinden ürküp 'tedbir' aldım. Alıyorum da. Boş ver.
Diğer garipliklerimi sonra yazarım.