"Kaldırımda çiçek olsam açar mıydım diye düşündüm. Siz olsanız açar mıydınız? Birinin sizi görüp, eğilip koklama ihtimali mi daha fazla, üzerinize basıp çiğneme ya da kopartıp sevgilisine vermek üzere kurutma ihtimali mi?"
"Bu kadar günahkâr bir dünyada nefes alan insanlara da güvenesin gelmiyor. Hele böyle bir devirde iki cümle doğru konuşan insana şaşasın geliyor. Altında bir şey arıyorsun. Acaba neden benimle iyi geçinmeye çalışıyor diyorsun."
"O zaman sevmelere sahip çıkılırmış. Görmeden, duymadan, haber bile almadan tutulurmuş verilen sözler. Şimdiki gibi kaç kişiyi idare edebiliyorsun muhabbetleri dönmezmiş gençler arasında. Sevmek demek, yan yana gömüleceği kişiyi seçmek demekmiş."
"Çünkü insan alışıyor. Alışınca da duygular yok oluyor. Bugün yürüdüğünüz sokakları, varıp oturduğunuz yerleri düşünün. Sizi hislendiren, incelemenizi gerektiren neler gördünüz? Muhtemelen hiçbir şey. Bunun sebebi olmadığı değil, oraları ezber etmeniz. Hayatın, olabildiğince amatör ruhla yaşandığında daha güzel bir tebessümle bize bakacağını düşünüyorum."