Ahlâk kavramı geri kalmış toplumlarda işe yarasa da; ileri/güçlü toplumlar için gülünç bir şeydir. Çünkü ahlâk, kötülüğün bir nevi makyajıdır. Güçlü için yalnızca ilerlemek ve yükselmek varken; ahlâklı için yalnızca kendi toplumuna kabul edilme çabası vardır. Bu durum toplumun birbirleriyle iyi geçinme gereksinimi olarak düşünülse de; özünde bazı çıkarcı zümrelerin saman altından su yürütme uyanıklığıdır.
Σ ♩ ϟ
Çağımızın endişe verici bir diğer yanı da şudur: Entelektüel görünme arzusuyla raflara dizilen kitapların, bir daha kapakları bile açılmaksızın çürümeye terk edilmeleridir."
Σ ♩ ϟ
"Bazı çürümüş fikirler ve yozlaşmış alışkanlıklar,
tarihin faili meçhul mezarlıgına bırakılmalıdır.
Çünkü yaşamın evrimi, zayıf ve tüketici olanı
eleyerek, yaratıcı ve güçlü olana yol açar."
Σ ♩ ϟ
Sonbahar esintisi...
Sineklerin kapladığı ampulün saçtığı loş ışık
ve fayansları hafif kararmış balkon.
Köşede bir iki defa kullanılmış naylon mavi süpürge...
Bir teki kopuk terlik ve tabiki beyaz sandalye...
Boğazda kalan sigara dumanını daha derine çekmek için hemen üstüne içilen, en az 7 defa soğuyup tekrar ısıtalan acımsı çay..
Gözler hafif buğulu dumandan ve ayak üstüne ayak atılmış...
Telefonda Sezen açıktır: "Beni Unutma."
Σ ♩ ϟ