Yazarla tanışma kitabım bu kitap oldu ve iyi ki tanışmışım dediğim bir kitaptı. Kitabı bitirip kapağını kapattığımda gülerek ben ne okudum şimdi ya dediğim bir kitap oldu benim için.. Kitap yakın geçmişte yani pandemi döneminde geçiyor okurken gözümün önünde canlanan o koca mazi, sokağa çıkma yasakları, Fahrettin Koca'nın her akşam
kamera karşısında günlük bulaş tablolarını açıklayıcı.. sahiden biz neler yaşamıştık ya dedirtti. Ayrıca bir diğer konumuz yapay zeka..
Hikaye İzmir'de üniversite öğrencisi olan Birol ve Engin'e abisinden gelen bir kargoyla başlıyor.. bu kocaman kargonun içerisinde yapay zeka robotu olan Cevriye'nin hayatlarına girmesiyle artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Cevriye'nin olması ev bulmalarını kolaylaştırırken aslında bir oyunun merkezi olan apartmana taşınmalarını da kolaylaştırıyor.
Yazarın diline alışmakta ilk başta zorlansam da daha sonra kendimi apartman sakinlerinden biri gibi hissettim o derece içine çekti bu hikaye beni dili oldukça akıcı ilerleyen hikaye
de balkonda bulunan gizemli hayvan uzuvları, her gece ısıran sivrisinekler, ağ bağlantılı cenaze anma törenleri.. yazar dönemin şartlarını mizahi şekilde ele alırken aynı zamanda merak uyandırarak hikayenin içinde kendinizden birşeyler bulmanızı sağlıyor.. ben okurken çok eğlendim sizde hem okuyup hem de gülmek istiyorum diyorsanız bu kitaba kesinlikle şans vermelisiniz. Kalemine sağlık..