Toplumun bir bölümünü
sevindiren hadiseler karşı mahalleyi üzer hâle geldi. Karşı görüşte olanlarin birbirini kışkırtma hâli devam ettiği gibi doz da
yükseliyor. Kişkiralanların da öfkesi artıyor. Tasada ve sevincte birlik olma özelliğini kaybederken korkuda birleştik Ancak
korkular kimi için ekonomik, kimi için vatanın bölünme kaygısı, kimi için gelecek korkusu veya iklim krizi gibi çok farklı kategorilerde. Dolayısıyla korkuyoruz ama korkularda bile
ortaklığımız yok. Bu durumu tehlikeli görüyorum Korku ve
kaygılarımız yoğun ama daha vahimi, sebeplerini değerlendirmede ve ortak çözümler aramada fikir birliğimizin olmaması.
Hayal kırklıkları hayatın bir parçasıdır."En çok iyiler kırılır" sözüyle kastettiğim gerçeği kabullenmenin
gerekliliğidir.
Kırıldığımız zaman hayatımızın
hangi evresinde olursak olalım önümüzde iki yol bulunur.
Ya Bizi kıran neyse, onun kurbanı
oluruz. Annemizin, babamızın,sevgilimizin, eșimizin, patronumuzun, yöneticimizin kurbanı rolünü seçerek yașayabiliriz. Ancak bu, verimsiz ve aciz bir
yaşamdır. Veya kırıldığımız yerden güçlenir, hayatımizın kontrolünü elimize alır, kalemimizi sıkı sıkı tutar ve kendi hikâyemizi yazmaya başlarız.