Haziran Senfonisi, bir alıntı ekledi.
23 May 02:00

Yersiz yurtsuz dolanıp durmak, bir eve sahip olmamak, bundan böyle hiçbir yerde kendini pek de evinde hissetmeyecek olmak, bu benim özgürlüğüm.

Yersiz Yurtsuz, Edward Said (Sayfa 387)Yersiz Yurtsuz, Edward Said (Sayfa 387)
SosyologÇa, Entelektüel'i inceledi.
 22 May 22:29 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Entelektüel: Sürgün, Marjinal, Yabancı

Entelektüel,günümüzde en fazla tartışılan kavramların başında gelmektedir. Bu kavram üzerindeki tartışmaların önemli ölçüde yaygınlık kazanmasında; kavramın toplumsal temsil ile ilişkisinden dolayıdır. Çünkü entelektüel genel kanıya göre toplumsal ile hemhal olan olarak bilinir. Bireysel özgürlük ve kamusal özgürlük ilişkilerin kurulmasında önemli rol oynar. Bu yüzde bir anlamda entelektüel çaba kamuoyuna mal olmaktır.
Edward Said’de entelektüel üzerine kökülü bir irdelemeye gitmektedir. Bu çalışmanın başlangıcı noktası 1948’te Bertrand Russell’ın öncülük ettiği Reith konferansların, 1993’te BBC tarafında tekrar yayınlanmasına dayanıyor. Bu belgesellerin yenide yayınlanması Edward Said öncülüğü ile yapılmıştır.
Edward Said’e göre entelektüelin toplumsal sorumluğu ve kişisel istemleri arasında bir gel-gitler mevcuttur. Bu bağlamda entelektüelin işlevini irdelemiş ve entelektüel üzerinde geniş bir literatür taranması yapmıştır. Her ne kadar bu konuda çok fazla bir veri var olsa da, ona göre entelektüeli iki kategoriye ayırabiliriz;
Birincisi; Antonio Gramsci’nin “organik aydın” dediği kategori. Gramsci organik entelektüele ilişkin olarak şöyle der: "Kapitalist girişimci kendisiyle birlikte sanayi teknisyenini, ekonomi politik uzmanını, yeni bir kültürün, yeni bir hukuk sisteminin oluşturucularını vb. yaratır.”
Bu kategoriye giren entelektüeller daha çok modern zamanlarla başlayan süreci ifade ediyor. Özelikle toplumsal alanda hızla gelişen kurumlaşma ve iş bölümün yaratmış olduğu uzmanlıkla birlikte şekillenmiştir. Kuşkusuz artık entelektüel fil kulesinde inip toplumdaki bu yeni kurumlara bir şekilde katkı sunmaktadır. Yani artık medyada, eğitim kurumlarında, basın ve yayımda, ticari ve sivil toplum kuruluşlarda aktif olarak çalışmaktadır. Entelektüel, artık gündelik yaşamın her alanındadır. Kuşkusuz böyle bir durum, pozitif yönlerin olmasıyla birlikte olumsuz yönlerinde mevcuttur. Çünkü entelektüel bir anlamda hizmet ettiği birey veya kurumun sınırları ile kalma sorunu ile karşı karşıyadır. Yani bireysel özgürlüğün de feragat etmesi gerekir.
İkincisi ise; Julien Benda’nın temsil ettiği kategoridir. Ona göre entelektüelin toplumsal konumu gereği özerk olması gerekir. Bu konu da Julien Benda'nın, entelektüelleri, insanlığın vicdanı olan süper yetenekli, ahlâki donanımları gelişkin filozof-krallardan oluşan bir avuç insan olarak tanımlanması söz konusudur. Burada entelektüelin konumu tüm toplumsal kesimlere eşit mesafe olmasını öngörmektedir. Ancak böyle tarafsız ve sorunların çözümleyicisi olarak işlev göreceğini inanılmaktadır. Bu yüzde entelektüel her anlamda her şeye hazır olmalıdır. Çünkü toplumsal gerçeği ifade ederken, karşılacağı bir çok sorun göz ardı etmemek lazım.
Her iki kategori de beli gerçekliğe dayanıyor. Gramsci’nin tanımlanması mevcut toplumsal gerçekliği ifade etmektedir. Ve toplumsallık bu noktaya ilerlemektedir. Benda ise ideal bir entelektüel profili çizilmektedir.
Kısacası eğer toparlayacak olursak; Edward Said’in bu konuda fikirleri önemlidir. Ona göre bir entelektüel laik olamak zorundadır, tarafız olması gerekir ama toplumsal gerçekliğin de kaçmaması gerekir. Beli anlamda kurumsal yapılarda kamuoyunun yararına çalışabilir ama iktidar ile mesafesinin iyi ayarlanmış olması gerekir.
Edward Said bir yersiz yurtsuz entelektüel olarak çalışmalarını örnekler üzerinde irdelemektedir. Ve özelikle sürgündeki entelektüel için bir perspektif sunmaktadır.
Bu bağlamda her birimizin yaptığı birazda entelektüel bir uğraştır. Hem bireyin kendini yetkinleştirmesi hem de toplumsal durumlar karşısındaki arayışı bu yolun başlangıç noktasını teşkil etmektedir. Burada önemli olan bireyin kendine nasıl bir yol çizeceğidir. Ki zaten insanın faaliyetleri bir anlamda yazıya dönüştüğü an kamuoyuna mal olur. Ve kamuoyu yaklaşımız doğal bir kimlik bize sunmaktadır. Doğalında artık bizim buna müdahale hakkımız ortada kalkar. Yani bir anlam da yazdıklarımız kadarız.

SosyologÇa, bir alıntı ekledi.
22 May 21:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Laik entelektüel için o tanrılar hep iflas eder.”

Entelektüel, Edward Said (Sayfa 184 - Ayrıntı yay)Entelektüel, Edward Said (Sayfa 184 - Ayrıntı yay)
SosyologÇa, bir alıntı ekledi.
22 May 20:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Halbuki gerçek entelektüel laik bir varlıktır. Her ne kadar entelektüeller yüce şeyleri ya da nihai değerleri temsil ettikleri iddiasında olsalar da, entelektüellerin şu içinde yaşadığımız laik dünyadaki etkinlikleriyle başlar ahlâk: Ahlâkın nerede ortaya çıktığı, kimin çıkarlarına hizmet ettiği, tutarlı ve evrenselci bir elikle ne ölçüde uyuştuğu, iktidar ile adalet arasında nasıl bir ayrım yaptığı, kişinin seçimleri ve öncelikleri hakkında neler söylediğidir önemli olan”

Entelektüel, Edward Said (Sayfa 183 - Ayrıntı yay)Entelektüel, Edward Said (Sayfa 183 - Ayrıntı yay)
SosyologÇa, bir alıntı ekledi.
22 May 20:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Ürkütücü bir tehlike daha vardır ki o da insanın kendisini, kendi görüşlerini, kendi istikametini ve duruşunu çok önemli sanmasıdır”

Entelektüel, Edward Said (Sayfa 173 - Ayrıntı yay)Entelektüel, Edward Said (Sayfa 173 - Ayrıntı yay)
SosyologÇa, bir alıntı ekledi.
22 May 20:57 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Evet, yalnız başına konuşur entelektüel, ama ancak kendisini bir hareketin gerçekliğiyle, bir halkın özlemleriyle, müşterek bir idealin peşinde ortak olarak koşanlarla birleştirdiğinde yankı bulur sesi.”

Entelektüel, Edward Said (Sayfa 157 - Ayrıntı yay)Entelektüel, Edward Said (Sayfa 157 - Ayrıntı yay)
SosyologÇa, bir alıntı ekledi.
22 May 20:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Bütün entelektüel hilelerin en bayağılarından biri, bir başkasının kültüründeki bozukluklar hakkında ahkâm keserken kendi kültüründeki tam tamına aynı uygulamalara mazeretler bulmaktır.”

Entelektüel, Edward Said (Sayfa 142 - Ayrıntı yay)Entelektüel, Edward Said (Sayfa 142 - Ayrıntı yay)
SosyologÇa, bir alıntı ekledi.
22 May 20:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Entelektüelin tek dayanağı ödünsüz düşünce ve ifade özgürlüğüdür: Bu özgürlüğü savunma hattını gevşetmek veya dayandığı temellerden herhangi birinin kurcalanmasına göz yummak entelektüelin işine ihanet etmesi demektir”

Entelektüel, Edward Said (Sayfa 138 - Ayrıntı yay)Entelektüel, Edward Said (Sayfa 138 - Ayrıntı yay)
SosyologÇa, bir alıntı ekledi.
22 May 20:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Toplum ne kadar özgür ve açık olursa olsun, birey ne kadar bohem olursa olsun herkes bir toplumun zaptı altındadır. Her halükârda entelektüelin sesini duyurması ve pratikte tartışmalara, hatta mümkünse ihtilaflara yol açması gerekir. Ama yegâne seçenekler topyekün atalet ya da topyekün isyan değildir.”

Entelektüel, Edward Said (Sayfa 113 - Ayrıntı yay)Entelektüel, Edward Said (Sayfa 113 - Ayrıntı yay)
SosyologÇa, bir alıntı ekledi.
20 May 00:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Bir entelektüel için gerçekten sürgün olan biri kadar marjinal ve yabancı olmak, otorite ve güç sahibine değil gezgine, alışkanlığa değil geçiciliğe ve rizikoya, otoritenin belirlediği statükoya değil yeniliğe ve deneye duyarlı olmak demektir. Sürgünsoylu entelektüel cüret ve küstahlığa açıktır, alışılmışın mantığına değil, değişimi ve hareket halinde olmayı temsil eder, olduğu yerde saymayı değil.”

Entelektüel, Edward Said (Sayfa 106 - Ayrıntı yay)Entelektüel, Edward Said (Sayfa 106 - Ayrıntı yay)