Devirler geçecek, hayranlıklar görecek, düşmanlıklar görecek, varlığı da, yokluğu da bütün unsurları ile tadacak, fakat mutluluğu sadece bir hatıra olarak tanıyacaktı: Tıpkı bulutlar ardındaki bir güneş gibi hüzün, hüzün, yığın yığın hüzün tüllerinin ardında; hüzün, mutluluğun ikinci adıydı artık.
Doktor'un içine birden bire bir hüzün çöktü. Bir hüzün ki asla, asla kaybolmayacak gibi geliyordu ona. Ve Doktor hayatın bu hüzünle başladığını, bitiminin de bununla olacağını tâ canevinden duydu. Hayatın çekirdeği bu hüzündü galiba!