Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyada hiçbir şeyden , zalimlikten imrendiğim kadar iğrenmem . İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı .İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan , bu kinlerden , bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi - kendinde , doğuşta varsa bile - söküp atmalıdır.
Seni , kendimi , insanların hakkımızdaki fikirlerini değil, biyolojiyi , aslımız olan garip hayvanı , arzuları , insanı birbirine iten saniyelik dayanılmaz , harikulade bir arzuyu ... Bu arzu değil midir ki bizi birbirimize itiyor ; ondan sonra durmadan yutkunuyoruz : Hani kusmamak için yudum yudum buz yutturulan hastalara dönüyoruz . Her hoşlandığımız insanı gördükçe - her zaman değil elbet - ama sahiden dayanılmaz bir istek , yahut da merhamete benzer bir şey , ne bileyim korkunç bir dostluk ; geriye döndüğümüz zaman , yutkuna yutkuna , buz yuta yuta susturduğumuz arzuların doğurduğu arzusuzluklar , hastalıklar , sinirlilikler hatta delilikler duyacağımız... Böylece saatlerce düşünüp sana dönerdim . " deseydi.
Önemli olan kötülüğü iyilikle beraber ortadan kaldırmaktır. O zaman insanlık denilen şey kafasını kaldırır : " Durun bakalım , " der ," biz de varız ." Onun insanlığın terazisi içinde teker teker tartılan kıymetler ancak kötülüğün silahlarını düşmanca değil dostça , elinden alır. Ancak böylece iyiler ve iyilik dünya yüzünde manasını bulur , masallardaki gibi yüz yıllarda muammer olur. Yoksa ...