Yetişkinlerin dünyasında, birbirini aşağılamak ya da küçümsemek konusunda şu tanımlar çokça kullanılır: "Çocukluk yapma... Bana masal anlatma... Çocuk gibi konuşma... Senin o dediğin çocuk oyuncağı..." Bu sözleri çokça duyarız, çünkü biz çocuğunu seven ama çocukluğu küçümseyen, alaya alan bir toplumuz.
Gelişmiş, uygar ülkelerde oyuncak çocuklara hayalleri güçlensin diye alınırken, geri kalan ülkelerde oyalansın diye verilir. Oyuncakları çocuklarına hayalleri büyüsün diye alan ülkeler dünya yönetiminde söz sahibi olurlarken, oyuncakların önemini anlayamayan, küçümseyen toplumlar onların kapılarında oyalanmaya mahkumdur.