Siz o sözcükleri bana söylerken kendi anlamınızla dolduruyorsunuz; ben de kavrayamıyorum onları, kaçınılmaz olarak, kendi anlamımla dolduruyorum. Birbirimizi anladığımızı sandık; oysa gerçekte birbirimizi anlamadık.
İnsanoğlu; din, ırk, toprak, ganimet, taht diyerek önce bir sebep yaratıp sonra da her çağ için yine kendi eliyle yeni bir zalim mi yetiştiriyordu yoksa?
Kimi suçlamalıydık bu durumda? Dilediğini yaptırmak için her yolu mübah sayan şark kurnazı ihtiyarı mı? Ona bu cesareti veren, siyaset ilminin yüksek cahili; dilinde millet, aklında servet; her koşulda küpünü doldurmayı marifet sayan vatan sevdalılarını mı?
Elbette bu başlangıç sadece benim değildi. Adını sonradan öğrendiğim ve tuhaf bir ismi olduğunu düşündüğüm, Ali Efe'nin kedisi -evin gerçek mirasçısı- Moyra için de sahiplenecek yeni bir insandım neticede.