Emine Topraktepe

Kültürümüzde oğlanların ağlaması, kızların ağlamasından daha az kabul görür. Ağlayan oğlanlarla genellikle alay edilir ve "kız gibi" oldukları söylenir. Duygularını ifade etmeyi bırakıp "erkek gibi davranmaları" beklenir. Bunun sonucu olarak bazı erkekler yıllarca gözyaşı dökmezler. Belki de erkeklerin strese bağlı hastalıklara daha yatkın olmalarının ve kadınlardan daha erken yaşta ölmelerinin nedeni budur.
Sayfa 29·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birçok çocuk doğal dürtüsünü baskılamaya zorlandığı için, anne babası tarafından kabul görebilmek amacıyla kendi doğasını inkar eder. Ama yalnızca temiz, derli toplu, sakin, pasif ve sabırlı olduklarında iyi davranılan çocuklar hiçbir zaman tam olarak sevildiklerini hissedemezler.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Bütün bu araştırmalar, ağlamanın stresle baş etmek için gerekli ve yararlı bir psikolojik süreç olduğu sonucunu desteklemektedir. Ağlama hepimizin doğuştan sahip olduğu doğal bir tamir seti olarak değerlendirilebilir. Güzel bir ağlama her yaştaki insan için iyidir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Başka bazı araştırmalar, hastanın çok ağladığı terapilerin ciddi psikolojik iyileşmeye yol açtığını göstermiştir. Terapi sırasında duygularını bu şekilde ifade etmeyi öğrenemeyen hastalarda ilerleme kaydedilmezken, terapide sık sık ağlayan hastalar hayatlarında gelişme göstermişlerdir.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Dr. William Frey, insan gözyaşının kimyasal içeriği üzerinde yaptığı araştırmada duygusal nedenlerle dökülen gözyaşı içeriğinin, Soğan doğramak gibi nedenlerle tahriş sonucu dökülen gözyaşının içeriğinden farklı olduğunu bulmuştur. Bu bulgu, ağladığımızda çok özel bir şey olduğunu gösteriyor. Dr. Frey, duygusal nedenlerle ağlamanın, idrar yapmak ya da dışkılamak gibi atık maddelerden kurtulma amacını taşıdığını iddia ediyor. Gözyaşlarıyla vücudumuzdan atılan maddeler, özellikle ACTH(adrenokortikotrop hormon) ve katekolaminler stres sonucu biriken maddelerdir. İnsan gözyaşında, vücutta çok birikirse sinir sistemi üzerinde toksik etkileri olabilen manganez de bulunmuştur. Dr. Frey bu bulgulardan, "gözyaşlarımızı baskıladığımızda çeşitli fiziksel ve psikolojik sorunlara olan yatkınlığımızı artırdığımız" sonucunu çıkarıyor.
Sayfa 23·Kitabı okudu