Vücudun belirli düzeyde titreşimler yapıyor. Eğer enerjinin düzeyini düşürürsen vücudun acı çeker. İşte hastalıkla stresin arasındaki ilişki budur. Sevgi sayesinde titreşimlerini yüksekte tutarsın. Sağlığımızı enerjiye borçluyuz.
Aklımıza bir düşünce geldiği zaman, neden diye sormalıyız. Neden şimdi özellikle bu düşünce aklıma takıldı? Yaşam sorunumla bunun ne ilgisi var? Gözlemci durumuna geçince her şeyi kontrol etme gereksiniminden de kurtuluruz. Ve bizi evrimin akışı içine sokar.
Yalnızca mantığımızı kullanarak ilerleyemeyiz. Bilincimize tamamıyla sahip çıkıp, tanrıyla içimizde bir bağ kurmalıyız, çünkü ancak bu şekilde kendimizin daha yüksek bir parçasının rehberliğinde, kendi evrimimizi daha iyiye doğru götürebiliriz. 
Bizler, anne ve babalarımızın yarattığı salt fiziksel varlıklar değiliz. Aynı zamanda onların yarattığı ruhsal varlıklarız. Bizi iki insan yarattı ve onların yaşamlarının bizlerin kimliklerini etkilemesi kaçınılmaz. Gerçek kimliğimizi keşfetmemiz için, bizim gerçek kimliğimizin onların doğruları arasında yer aldığını kendi kendimize itiraf etmemiz gerekmektedir. Orada doğmuş olmamızın nedeni budur; Onların inandıkları görüş açısından daha yükseklere ulaşmamız zorunlu. Bu iki insanın inançlarının sentezini yapıp daha yükseklere erişerek doğru yolu keşfetmemiz gerekir.
Kendi kendine ihtiyatlı davrandığını söylüyorsun, ama aslında bu dramanın içine başkasını çekip sana ilgi göstermesini ümit ediyorsun. Ardından birisini bu dramanın içine çekince, açık davranmıyorsun ve gerçek duygularını anlamaları için karşındakileri zorluyorsun.