emra

''İmam Gazali Bağdat'taki eğitimini tamamladıktan sonra bir kervanla Tus şehrine dönüyor. Ama yolda kervanı haramiler soyuyor herkesin altınını, gümüşünü ve mallarını alıyorlar. Gazali'nin de bir tek torbası var. Torba da gidiyor. Herkes kaderine razı olmuşken Gazali haramileri aramaya başlıyor. Aylarca aradıktan sonra haramilerin saklandığı mağarayı buluyor ve torbasını geri istiyor. Nöbetçiler bu deli çocuğu öldürmeye hazırlanırken, haramibaşı gürültüleri duyuyor ve neler olduğunu soruyor. Bir deli oğlanın geldiğini ve "torbam da torbam" diye tutturduğunu söylüyorlar. Haramibaşı "gönderin şu çocuğu bana" diyor. Sonra ona "evladım herkesin servetini aldık, ses çıkaran olmadı, senin torbanda bunlardan daha kıymetli ne olabilir ki canını tehlikeye atıp buralara geldin?" diye soruyor. Gazali "benim yüküm onlardan daha değerli, çünkü içinde Bağdat'taki hocamın ders notları vardı" diyor. Haramibaşı adamlarına emir veriyor ve "verin şu çocuğun torbasını, sonra da karnını doyurup yola çıkarın" diyor. Haramibaşı Gazali'ye dönüyor "ders notlarını iade ediyorum delikanlı, ama alim olmak istiyorsan bir şeyi hiç unutma" diyor. Gazali "nedir o?" diye soruyor. Haramibaşı diyor ki: "Senden çalınan bilgi, senin bilgin değildir''
Sayfa 239·Kitabı okudu