ÖN SÖZ
Kış geldi.
Dergimizin yeni sayısı, içimizi biraz ısıtır umudunu
taşıyoruz. Kelimeler hâlâ Adem’e indirildiği sıcaklıkta. Şöyle
birkaç sözcüğe dayasak sırtımızı bahar sevinci dolacak sanki
içimize.
Belki bu sayımızdaki bir şiiri okuyan bir dostumuz,
sokakta üşüyen bir çocuğa elini uzatır, başını okşar, gönlünü
alır; kim bilir?
Edebiyat nelere kadir değildir ki...
Pakdil, “ Dağların yüklenemediği sorumlulukları insan
yüklenebilmişse, bu, onun çok zengin, çok görkemli bir iç dünya
ile donatılmış olmasındandır” derken edebiyatın dönüştürücü,
iyileştirici yanına parmak basıyordur belki de.
Kış geldi.
Kışı bir nimet olarak görüp öpüp alnımıza koyduk.
Çünkü kış, Allah’ın dört büyük kevni ayetinden biridir. Ve biz
her an bu ayetlerin birinde buluyoruz kendimizi: ilkbahar, yaz,
sonbahar, kış.
Soğuğu, sıcak ile biliyoruz; yazı kış ile. hem karı se-
viyoruz hem güneşi, biri eritse de diğerini. Göğe bakıyoruz:
Melekler ya kar tanelerini indiriyorlar ya güneşin önünden çe-
kiyorlar perdeleri. Her ikisi de sevindiriyor bizi.
Evet göğe bakıyoruz, hep göğe... Şiir yazarken, hikaye
okurken, kitaplarla konuşurken hep göğe... Varlığın da bilginin
de kaynağı gök diye... Gökten aldığımızı yeryüzüne dağıtıyoruz.
Aydos dergisi acil toplanma alanlarımızdan biri ve her sayı-
da dağıtarak, toplayarak, toparlayarak ve elbette toparlanarak
çıkıyoruz huzurunuza. Göğe bakanların dergisidir, bu dergi.
Genç kalemlerimiz, bu dünyayı bir Göğe Bakma Du-