Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in yatarken ve sabahleyin yataktan kalkınca yapılmasını tavsiye ettiği dua:
"Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber olarak da Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e razı oldum. Benim için başka bir mâbut, başka bir din, başka bir peygamber yoktur. Allah'ım, senin lütûf ve kereminle akşama ulaştık, senin lütûf ve ihsanınla sabaha ereriz. Senin verdiğin hayat ile yaşarız, senin iradenle ölürüz. Dönüşümüz sadece sanadır."
"...Kim bir iyiliği yapmayı isterse ve yapamazsa ona bir sevap yazılır. Şâyet bu iyiliği yaparsa yaptığının on misli yazılır. Kim bir kötülük yapmayı ister de sonra onu yapmaktan vazgeçerse günahı yazılmaz, şâyet onu işlerse bir günah olarak tespit edilir."
"İman eden ve imanlarına zulmü (şirki) karıştırmayan kimseler... İşte her türlü emniyet onların hakkıdır. Onlardır hidâyete erdirilen, hidâyette devam ve sebât edenler..."
(En'am suresi, 6/82.)
"...Allah kimi dilerse ona yardım eder. O her şeye gâliptir, pek merhametlidir. Bu, Allah'ın vaadi olarak tahakkuk edecektir. Allah vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler..."
(Rum sûresi)
Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz, gecelerini ibadetle süslemek isteyenlere şunları söyledi:
"Şânı yüce Rabb'imiz gecenin son üçte biri kaldığı zaman dünya semâsına iner;
Yok mu bana dua eden?!. kabul edeyim,
Yok mu benden isteyen?!. istediğim vereyim,
Yok mu benden mağfiret talep eden?!. günahlarını bağışlayayım, buyurur.
Bu her gece böyle devam eder."