Cumhuriyetin anayasal bir kurum olarak ihdas ettiği Diyanet işleri Başkanlığı, bugün dünyanın en güçlü din sınıflarından biri haline gelmiştir: İki buçuk katrilyon para harcayan ve yüz bin civarında insan istihdam eden koca bir sınıf.
Anayasal güvence altında ve sekiz bakanlık bütçesine denk bir bütçeyle iş gören muazzam bir güç...
Bir kez daha derinden kavradım ki, ben bu toprağı seviyorum, buraya aitim ve dünyadaki hiçbir kültür beni Türkiye kadar çekemez, tatmin edemez ve mutlu kılamaz.
Boğaz pırıl pırıl parlıyordu, ben ömrümün en mutlu gününü yaşıyordum. İsveç'in ne karanlığı kalmıştı, ne soğuğu, ne mülteci olma sızısı.
Gelip geçen otobüslerin üzerinde Türkçe yazdığını görünce şaşırıyordum. Tabelalar Türkçeydi. Demek ki benim okumam için yazılmışlardı, bana sesleniyorlardı. Etrafımda anadilim konuşuluyordu...
Ağaçtaki serçeler de bizdendi.
Milletimiz,
"Laiksen müslüman olamazsın"
diye dayatan uçlarla,
"Müslümansan laik olamazsın"
diye dayatan uçların kıskacında ağır ıstıraplara maruz bırakılmaktadır.