• 31 Mart vakasında “Yaşasın vatan!” diye bağıran mektepli subayları döven bir grup alaylı, “Niye Yaşasın Vartan diyerek bir Ermeni’yi övüyorsunuz. ‘Yaşasın Padişah efendimiz!’ diye bağırsanıza!” diyebiliyordu. Çünkü daha önce “vatan” kelimesini duymamışlardı.
  • Cengizhan'a Küsen Bulut

    Cengiz Aytmatov'un "Gün olur asra bedel" kitabını okuyanlar bilirler ki kitabın ortalarına doğru Abutalib isminde bir öğretmen, eşi ve iki oğluyla birlikte hikayeye dahil olurlar. Bu öğretmen 2. dünya savaşı sırasında almanlara esir olmuş ve bu esaretten bir grup arkadaşı ile kaçmayı başararak Yugoslavya adına bir süre savaşmışlardır.
    Savaş bittikten sonra sscb ile Yugoslavya'nın arası açılmış ve savaşta Yugoslavya adına savaşan askerler vatan haini ilan edilerek haklarında araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmaları yapan sscb müfettişleri olayın vehametine göre türlü ödüller almış rütbeleri yükseltilmişti. Bunun bu şekilde olduğunu bilen Tansıkbayev adında bir müfettiş kendisine gelen bir ihbar ile öğretmeni tutuklamıştı. Buraya kadar anlattıklarım Gün olur asra bedel kitabında yaşananlar.
    Cengizhan'a Küsen Bulut kitabında ise Abutalib ismindeki bu öğretmenin sorgulamaları ve onun savaş sırasındaki esaretiyle sonrasında yaşadıklarını çalışmakta olduğu istasyonda geceleri günlük gibi yazmaktaydı. İşte bu günlükler Tansıkbayev tarafından delil olarak kabul edildi ve rütbe hevesiyle Abutalip aleyhine kullanıldı. Abutalip rejim tarafından öldürüleceğine emindi ve ne yapıp edip son kez ailesini görmek istiyordu.
    Nihayet bu fırsatı elde edebildi. Bir gün Tansıkbayev tarafından diğer savaş suçlularını, Abutalip ile yüzleştirmek için. Abutalibi tutuklanmadan evvel çalıştığı tren istasyonunun yanından geçirdiler. Bu vesileyle öğretmen son kez ailesini görüp onlara veda edebildi ve ilk istasyon da bir trenin önüne kendini atarak intihar etti.
    Bu kitabın içinde ayrıca efsane olarak Cengizhan'ın Avrupaya çıkacağı seferin ilk aşaması ile çıkılan seferin bir kısmı anlatılmaktadır. Efsaneye göre seferden önce kahin bir kadın Cengizhan'ın huzuruna çıkarak gök tanrısı Tengri'nin kendisi için bir bulut görevlendirdiğini, bu bulutun sadece Cengizhan'ı takip edeceğini söylemiş ve gök tanrıyı kızdırırsa ceza olarak bulutun yok olacağını da ilave etmişti. Fakat Cengizhan bu anlatılanlara inanmayıp deli saçması olarak kabul etmiti. Sonrasında bir gün bu bulutu tepesinde fark ederek kahine inanmıştı...
    Cengizhan şüphesiz eşi olmayan bir savaşçıdır. Ancak efsaneye göre bir hata yapmıştır. Daha doğrusu yanlış bir emir vermiş ve sonrasında bu emre uymak zorunda kalmıştır. Emir "maiyetindeki asker ve hizmetine bakan diğer kişiler "avrupa seferi bitene kadar kimsenin çocuk yapmayacağı ve böyle bir düşünceden kaçınmalarını" gerektiriyordu. Emre karşı gelen veya gelenler ölümle cezalandırılacaktı.
    Ne yazık ki Cengizhan'ın kendi subaylarından bir yüzbaşı Han'ın bayrak ve sancağını dikmekle görevli genç işçi kadına aşık olmuş ve bir çocukları olmuştu. Cengizhan bu olayı haber aldığında yüzbaşı kadını çocuğu ve kadının kölesini kaçırma planları yapıyordı. Ancak geç kalınmıştı. Cengizhan suçu affetmedi ve bu iki aşığı astırdı. O gün üstünde onu takip eden bulut onu terk etti ve Cengizhan avrupa seferini torunlarına devrederek kuzey Çin'e yerleşti. Orada da öldü...

    Aytmatov'un akıcı kaleminden çıkan bu eser Gün olur asra bedelin devamıdır. Gayet düzgün ve akıcı bir şekilde yazılmıştır. Zaten Aytmatov'a dünyaca ünlü bir yazar payesi bu anlatımı özgün dili sayesinde verilmiştir.

    Okunmalı...

    Vesselam.
  • İnönü Mustafa Kemal'in önüne bir dosya koydu ve;
    Paşam bu listede adı geçen kişilerin derhal tutuklanıp cezalandırması lazım.
    Bunu neden yapalım?
    Çünkü paşam bunlar vatan haini.
    Suçları?
    Bunların hiç biri bizden değil.
    Biz kimiz?
    Türk milleti.
    Mustafa Kemal İnönü'nün bu söylemi üzerine elini masanın üzerine koymasını ister. İnönü paşanın dediğini yapar ve elini masanın üzerine koyar. Mustafa Kemal masanın altından çıkardığı bir bıçağı İnönü'nün elinin üzerine koyar.
    Şimdi söyle bana. Hangi parmağını kesersem diğerinden daha az acı çekersin?
    Paşam öyle şey mi olur? Hangisini kesersen büyük bir acı çekerim.
    İşte bu milletin hangisini kesmeye kalkarsan aynı acıyı çekeriz. Vatan bir bütündür ve bu vatanın evlatları bellidir. Türk, Arap veya Kürt halkı değil eskiden beri yaşayan Anadolu halkıdır.
    W. Grace Tugend
    Sayfa 145 - Optimum Kitap
  • Başımıza taç yapacağımız ihtiyar ananın şu cevabı ise komutan Abdülkadir Bey'in iliklerine işleyecek kadar ibretlidir:
    "Yalnız bizim ailenin değil oğul, bizim köyün mezarlığına elli yıldır delikanlı gömülmedi.Vatan sağolsun da biz hepimiz ölelim ne çıkar?..."
  • Onlar konuşup nutuk çekerek yazılar yazadursunlar, biz yaralananlara ölenlerin arasındaydık.Onlar vatan borcunun dünyada her şeyden üstün olduğunu söylemişlerdi.Oysa ki biz can çekişme acısının daha da güçlü olduğunu öğrenmiştik bile!
  • Vatan ve dil. Biri olmadan diğeri olmaz.
  • Ehmede Fermane Kiki, sürgün yıllarında dert ortağı olan kavalına bakın neler söylemiş. Şeyh Sait Ayaklanması’nda sağ kalan ve gidip sürgünde yaşayan Kiki için kavalı, dert ortağıdır. Her şeyini ona anlatır, onunla dertleşir, onunla selam gönderir sürgün edildiği yurduna:

    “Sesin
    Gamlı insanların gözyaşlarını
    Ayrılıkların sıcak selamını
    Kırık kalplerin çığlığını
    Getiriyor bana
    Kavalımsın sen
    Yurtsuzların sesi, kavalım benim..
    Şirin kavalım
    Seher ayazında
    Akşam alacasında
    Yalnızların arkadaşı
    Kırık kalplerin yoldaşısın…”

    Vatan ve dil. Biri olmadan diğeri olmaz.