Sâirfilmenâm, bir alıntı ekledi.
 48 dk. · Kitabı okuyor

Ağıtlar
(...)
Vatanlar, vatanlar, esir vatanlar,
Ey yüreyi vatan için atanlar,
Toplanın elleri silâh tutanlar,
Kıyam etsin ölülerim, sağlarım,
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?..

Esen yellere bak sevda yelidir,
Açan güllere bak bayrak alıdır,
Senden ayrı düşen gönül delidir,
Nerde benim Ural-Altay dağlarım,
Akşam olur Sabah olur ağlarım...

Duman olup dağlarına alsam mı?
Yağmur olup bağlarına yağsam mı?
Yıldız olup göklerine doğsam mı?
Ah çeker de yaşın yaşın ağlarım,
Nerde benim Ural-Altay dağlarım?..

Doğmuyor, doğmuyor aylar, yıldızlar,
Çalmıyor kırılmış kopuzlar, sazlar,
Karalar bağlamış gelinler, kızlar,
Akşam olur Sabah olur ağlarım,
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?..

Allah Allah diyen ezanlar nerede?
Efeler, yiğitler, kızanlar nerede?
Taşkentler, Kırımlar, Kazanlar nerede?
Nerede benim Ural-Altay dağlarım,
Akşam olur Sabah olur ağlarım...

Artık Dede Korkut öğüt vermiyor,
Gültekin'den bildirgeler gelmiyor,
Ne söylesem Olmuyor, ah olmuyor,
Nerde benim Ural-Altay dağlarım,
Akşam olur Sabah olur ağlarım...

Sürüler dağılmış yaylamaz olmuş,
Irmaklar kurumuş çağlamaz olmuş,
Ozanlar, şamanlar söylemez olmuş,
Nerde benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur Sabah olur ağlarım...

Mağripten maşrıkı soranlar hani?
Çin'i, Viyana'yı soranlar hani?
Üç kıt'ada dimdik duranlar hani?
Nerde benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım...

Geçmiş günler birer hayâl oldular,
Bedr-i tâm idiler hilâl oldular,
Dün cevapken bugün suâl oldular
Nerde benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım...

Ferhat olup şu dağları deleyim
Aç koynunu yalınayak geleyim
Zararı yok yollarında öleyim
Nerde benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur Sabah olur ağlarım...

Kınaman dostlarım gözümde yaş var,
Şu kara bağrımda bir kara taş var,
Tam elli iki milyon esir kardaş var,
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur Sabah olur ağlarım...

Bütün Şiirleri, Osman Yüksel Serdengeçti (Sayfa 24 - Kurgan Edebiyat Yayınları)Bütün Şiirleri, Osman Yüksel Serdengeçti (Sayfa 24 - Kurgan Edebiyat Yayınları)
fatmagül, Vurun Kahpeye'yi inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 5/10 puan

“ Trajik olan, vatan savunmasında, vatan hainiyle vatanseverin zorunlu ayrılığıdır. Halde Edip, bu ayrılığı deşerken, tanıklık ettiği, vatanseverler arasında yer aldığı acı günlerin derin heyecanı altındadır.Vurun Kahpeye’nin hemen bir oturuşta yazılmış, handiyse aralıksız, kesintisiz bir zaman diliminde kaleme getirilmiş coşku romanı olduğunu neden söylemeyelim ? Yetmişi aşkın yıl sonra, Vurun Kahpeye, toplumların yükselişinde ve sancısında ‘eğitim’in önemini vurgulamasıyla yine gündemde. Eğitime kavuşamamış kişilerin git git vatan hainliğine, nihayet insanlık düşmanlığına yol alabileceklerini, bu büyük tehlikeyi söylüyor.” Selim İleri

•Muhayyîr•, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Risale-i Nur’a ilişenler kat’iyyen bilsinler ki; onların ilişmesi, anarşilik hesabına vatan ve millet ve asayişe düşmanlıktır.

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said NursîTarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî
Hatciş, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okuyor

Ancak, vatan için yaşamak, vatanın ilerlemesi ve yükselmesi için çalışmakta, vatan için ölmek kadar şereflidir.

Beyaz Zambaklar Ülkesi, Grigory Petrov (Sayfa 57)Beyaz Zambaklar Ülkesi, Grigory Petrov (Sayfa 57)
Erdi Can, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

1925 İstihbarat Raporunda Türkiye
25 Şubat 1925’te Hıyanet-i Vataniye Kanununa, ‘dinin politikaya alet edilemeyeceği ve bu suçun da vatan hainliği sayılacağı’na ilişkin bir madde eklendi ve TBMM’den geçti.

İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1925-1926, Ali Satan (Sayfa 24)İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1925-1926, Ali Satan (Sayfa 24)
Aykut, bir alıntı ekledi.
19 saat önce · Kitabı okudu

Mustafa Kemal Kurtuluş Harbini bırakmak fikrinde asla bulunmadı : Vatan adamı olduğu için!
İşte size bütün kitabın özü : İlim ve vatan adamı olunuz.

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 132)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 132)
Sadrettin A, Medine Müdafaası'ı inceledi.
19 saat önce · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Edebi olarak zayıf bir eser olsa da, anlattığı konunun gerçekliği ve içerdiği acıların hakikati insanı etkiliyor. Bir devrin son evresinde, bir diriliş umudunu yaşayan bir grup vatan evladının, Hz. Peygamberimizin şehrini muhafaza için yaşadıkları ve çektikleri çileler iç burkutucu. İmanın insanda kuvve halinden hakikate evreleşmesini bu yiğitlerin yaşadıklarından görmek mümkün.
İmparatorluğun her noktasında yaşanan son direnişin en acılılarından birisi olan Medine müdafaası, üzerinde düşünülmesi gereken bir fedakarlık ve kahramanlık gösterisidir. Bir kum tanesi kadar da olsanız, iman ve fedakarlık ile çölleri de aşabileceğinizi gösteren bu tarihi gerçeklik bilinmesi gerekir. Üzerinde daha fazla yazılıp çizilmesi lazım olan tarihimizi bir lahza da olsa anma adına okumak lazım.

Abdullah SAFİDEMİR, bir alıntı ekledi.
22 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Sanat sanat için değil, sanat millet için" demişti. "Önce vatan" demişti. Topluma malolmuş, toplumun malı olmuş şiirler yazmış, kendisini ise adeta utangaç bir çocuk gibi şiirlerinin arkasına saklamıştı.

Akif'e Dair, Dücane Cündioğlu (Sayfa 15)Akif'e Dair, Dücane Cündioğlu (Sayfa 15)

Ruhumda karşımda nefes alan birinin aşkıyla yanan kalbim değilde; yanıp tükenmek bitmeyen bi vatan aşkı var. Uçlarda olmayan..