Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,370 okunma
Aytmatov
7/10
·63 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Aytmatov'un ilk eserlerinden. SSCB nin ve Stalinin demir yumruk ve yoğun baskı altında yönettiği yıllarda yazılmış. Eser 2. Dünya savaşı yıllarındaki genç ve daha 6 aylık evli bir kadının kocasının zorla askere alınıp cepheye gönderilmesini anlatan hüzünlü bir eser. Aytmatov'un bu eserde SSCB ye kafa tutacak sembolik dili kullanmamış. Bu iki sebepten olabilir Ya çok baskı altında olduğu bir dönem (1957) Ya da kariyerinde yükselmeyi tehlikeye atmak istememiş. SSCB ye bağlılığı alttan ama zayıf olarak işlerken bu baskıyı hissediyorsunuz. Zira nakil sırasında eşine ulaşıp dağlarda saklanan koca, vatan haini olarak görülüyor. Ama alttan alttan savaşın saçmalığı ve alakaları olmadıkları bir savaş yüzünden yaşananları deşifre etmekten geri kalmıyor. Aytmatov burda kurnaz davranmış. Kadının kocasını kaçtığı için değil ama komşunun tek geçim kaynağı ineğini çaldığı için mahkum etmiştir. Aytmatov duygusallığı yine güzel vermiş. Kadının iç dünyasında yaşananları o sembolik anlatımıyla mükemmel vermiş. Ama klasik Aytmatov tekniği olan Kırgız yerli hikayeleri bu eserde yok.
YüzyüzeCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20185,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2026 54. kitabı
Halide Edip Adıvar, Türk tarihinin en önemli karakterlerinden olmakla birlikte Türk edebiyatının da en önemli yazarlarından biri. Kitap, İzmir’in işgali ile başlıyor ve milli mücadelenin batı cephesini anlatıyor. Savaş dönemi anlatılırken de bir aşk hikayesinin içinde buluyoruz kendimizi. Ayşe, İhsan ve Peyami… Kitabımızın önemli karakterleri. Biz kitabı Peyami’nin ağzından okuyoruz. Peyami savaş sırasında iki bacağını kaybetmiş ve beynindeki kurşun nedeniyle ameliyat olmayı bekliyor. Bu sırada da bize hikayesini anlatıyor. İhsan ve Ayşe’nin imkansız aşkı, savaş yıllarının psikolojisi, halkın umutları, imkansızlıklar, kayıplar, acılar… Çok fazla olumsuz duygu olsada hep bir umut var. Ülkenin, İzmir’in kurtulacağına dair umut… Ayşe için her şeyin üstünde olan İzmir’in kurtuluşu.. Kitabımızın sonu oldukça çarpıcı. Onun kitaplarını okumak sadece bir hikaye okumak değil, gerçekle burun buruna gelmek gibi. Onun karakterleri, acıları, anlattıkları gerçek. Bizim gerçeğimiz. Daha önce Vurun Kahpeye kitabını okumuştum. En sevdiğim eserlerden biridir. Ateşten Gömlek de güzeldi ancak favori kitabım hala Vurun Kahpeye.
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,2bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 81. kitabı
ATATÜRK . Con Sinov'dan #yarınınadamı serisi ile başlayan Mustafa'dan Mustafa Kemal'e, Başkomutan' dan Gazi'ye ve şimdi de Atatürk'e uzanan harika bir seri. Elli yedi yıllık ömrünün son dört yılına ait bir isim, Atatürk . Ve tabiki, milletin hafızasında eriştiği en üst mertebedir bu özel isim. #atatürk e ait bu ilk okumada Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına, Lozan Antlaşması'na, yeni devlete karşı isyanlara yani 1923-1925 yılları arasındaki çalkantılı döneme gidiyoruz. Bir yandan diplomasi üzerine verilen mücadelenin, diğer yandan yeni kurulan devletin içeride karşılaştığı zorlukların şimdi başladığını görüyoruz. Bildiğimiz tarihi bilgiler yanında yeni ve detaylı okuduklarımla kendimi o zamanlarda hissettiren samimi bir okumaydı adıma. Zaten söz konusu #canımatam olunca böylesi bir okumaya hayran kaldım. Annesinin canına karşılık kendi canını ortaya koyan ve " Burada yatan validem, zulmün, cebrin, bütün milleti felaket uçurumuna götüren keyfi bir idarenin kurbanı olmuştur... " diyerek annesi Zübeyde Hanım'ın mezarına geldiğinde acısını dile getiren Mustafa Kemal, Yeri geldi kadınların meclise mebus olacağını dile getirdiği için ' Hayalci ' oldu; yeri geldiğinde hoca olmanın sarıkla değil, beyinle olacağını savundu. Ve kahraman Türk kadınının yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layık olduğunu gururla haykırdı. Çifçisiyle, genciyle, yaşlısıyla bir oldu; saltanat gibi özel yerlere değil halkın arasında oturdu. Vatan için çok mücadele etti, hastalandı yılmadı, verilmiş sözü vardı gerçekleştirmeliydi. Belki de en çok sırtından vurulmak yıktı onu ama özgür Türkiye için son anına kadar mücadele etti. Döneme damga vurmuş olaylar, tanıkların birebir anlatımı ve unutulmaz Atatürk resimleriyle #tavsiyemdir sizlere bu eser. Keyifle.
AtatürkCon Sinov · Masa Kitap · 202582 okunma
Ahh güzel vatan
10/10
·437 syf.·
2026 14. kitabı
Bu ülkede herkes her iyiliği de her kötülüğü de kendini vatansever görerek yapıyor. Yıllar geçmiş hiçbir şey değişmemiş. Bugün minnetle andığımız hasret olduğumuz kuvayi milliye ruhu o yıllarda vatan hainliği olarak ilan edilmiş. Tıpkı bugün olduğu gibi ülkede olanlara sesinizi cikardiginızda terörist ilan edilmek gibi. Kitaptaki karakterlerin her biri tanımaya değer. Atatürk ve silah arkadaşları deriz ya hep işte bu kitapta geri plandaki silahsız arkadaşları da tanıyoruz neler çektiklerini anlıyoruz. Devam kitapları da okuyacağım, okunması gereken bir kitap, çok beğendim beni sardı ve dünyasına aldı, böyle kitapları seviyorum
Esir Şehrin İnsanlarıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 201913,3bin okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Merhaba, Seray Şahiner'den okuduğum kaçıncı kitap hatırlamıyorum.Yazdığı her şeyi okuduğum yazarlardan biri olur kendileri. Yoksul ve dar gelirli kadın karakterlerin iç dünyasını yansıtma konusunda oldukça başarılı biri. Kitabın en sevdiğim yanı, çocukların gözünden gündelik hayatın mizahi bir dille anlatılıyor olması.(Köy yanarken taranan Melek de komikti.) En rahatsız edici kısmı da istismar konusunun kitap boyunca her karakterin yaşadığı durum olmasıydı. Karakterlerin derinliği, toplumsal gerçekleri anlatış biçimiyle etkileyiciydi. Genel olarak beğendim kitabı ama hala benim için Seray Şahiner deyince birinci sırada 'Ülker abla' gelir. Herkese keyifli okumalar dilerim
Vatan Millet SamatyaSeray Şahiner · Doğan Kitap · 20251,424 okunma
Reklam
Reklam