Ay Işığı Sokağı, Fransa'nın liman kentindeki karanlık ve puslu sokaklarda gezinirken, bir genelevden yükselen tanıdık bir Alman melodisinin peşine düşen bir gezginin tanıklık ettiği trajik bir hikayeyi anlatır. Bu tekinsiz sokakta, yabancı bir ülkede yapayalnız kalmış ve ahlaki bir çöküşün eşiğine gelmiş Alman bir fahişe ile onun izini bulup kendisini bu hayattan kurtarmaya çalışan gururlu bir adamın çatışması saklıdır. Stefan Zweig, ay ışığının aydınlattığı bu melankolik fonda; vatan hasreti, gurur, saplantılı aşk, utanç ve vicdan azabı gibi en yoğun insani duyguları sarsıcı bir psikolojik derinlikle işler.