Duygu Koç

Duygu Koç
@hakimrenk
Puan vermedi·296 syf.·
2026 12. kitabı
Bireysel özgürlükleri genişletmek yerine mevcut otoriteye boyun eğmeye özendiren yazarımız bu otoriteye karşı çıkanları uydurmasyon tıbbi psikolojik argümanlarla sınırlandırmayı hedeflemiş. Ülkede cereyan eden her başkaldırıyı arkaplanında ahlaksız bir ekolün olduğu tezine dayandırmış hatta iddia etmiş. Güzel ülkemizde otoriteye karşı çıkan herkesin terörle yakıştırmasından bıkmıştık bu kitap işi bir adım öteye götürmüş otoriteye karşı olan herkesi bu ahlaksız ekolün maşası gibi göstermeye çalışmış
Hekaton'la Son TangoMustafa Merter · Ketebe Yayınları · 20251,195 okunma
İşte esas mesele budur baba = otorite otorite = nefret nefret = çevreye yansıyan öfke öfke = Yahudi düşmanlığı çözüm ise otoriteyi temsil eden babayı sosyal tahtından indirmekten geçer. hiç daha saçma bir şey duymamıştım. Baba figürünü ortadak kaldırmaya çalışanlar yahudilermiş de böylece yahudi düşmanlığını da ortadan kaldıracaklarmışmış. Yahudi düşmanlarını zayıflatma projesiymiş.
Hepimizinki günübirlik hayatlar. hatırlayanın hatırlanandan farkı yok. hepsi geçici. hem anılar hem de onların nesnesi. her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yer olacaksın
Sayfa 185
“Kanser hakkında şunu öğrendim. Size ölümcül bir hastalığı gösterir ve sonra sizi dünyaya yaşamanıza onun artık hiç olmadığı kadar çok hissettiğin hazlarına ve tadına geri tükürür. size hem bir şey verildigini hem de sizden bir şey alındığını anlarsınız.” hem bir şey verildigini hem de bir şey alındığını sözüyle Eli’nin neyi kast ettiğini çok iyi anlıyorum. bu bir yandan basit bir yandan ise oldukça karmaşık bir düşünceydi. yavaş hazmetilmesi gereken bir düşünce. verilen yaşamaya dair yeni bir bakış açısıydı, alınan ise sınırsız hayat yanılsaması ve bizi doğanın kanunlarından ayrı tutan özel bir şey olduğu inancıydı
Sayfa 161