Üç İstanbul

Mithat Cemal Kuntay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·648 syf.··
2024 70. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2024 21:37
Okurken zorlandığım ve çok ağır giden bir roman oldu benim için. Adnan baş kahraman olsada oldukça fazka karakter var romanda. İstanbulun üç farklı zamanında geçiyor olaylar meşrutiyet, öncesi ve milli mücadele.... kitap tarihi bir kitap olmasının yanı sıra bana göre daha çok pdikolojik ve sosyoloji bir eser. Bu yönden incelenmesi gerekli olduğunu düşündüm. Yazarın tek romanı olduğunu biliyorum. Kitapta hiç mi karakter olmaz, erdem, onur kimsede kalmamış mı? O zamanın koşulları kişileri psikolojik olarak bu kadar mı etkiledi ve toplum yapısı bu kadar mı yozlaştı tartışılır, siyasi ilişkiler, kişileri nasıl etkiliyor, osmanlı bakanlarda savaşırken istanbul gerçekten bu halde miyidi, ittihat ve tetakki neler getirdi, neler götürdü iyi değerlendirmek lazım. Psikolojik ve sosyolojik olarak değerli bir eser.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
Puan vermedi·648 syf.··
2021 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 12:28
Edebiyatımızın önemli eserlerinden birini okudum.Kitap kalınlığına rağmen akıcı bir dille yazılmış, içindeki Arapça ve Farsça sözcükler bile okumayı güçleştirmiyor.Bu akıcılığna rağmen kitap oldukça edebî cümlelerle süslenmiş.Dil ve anlatımını çok beğendiğim eser ülkemiz tarihinin üç ayrı dönemine üç ayrı konak aracılığıyla tanıklık ediyor. Dolayısıyla uzun soluklu bir devrin romanı.Öyle dinamik bizi oradan oraya götüren bir kurgu yok daha çok karakterler üzerinden gidiyor.Karakterleri cok canlı vermiş hepsi zihnimde ete kemiğe büründü(Yirmiden fazla karakter var büyük başarı).Toplumla ilgili sert eleştirileri ve tespitlerivar(günümüzde de hâlâ oldukça gecerli).Yalnız kitap tam bir entrikalar zinciri.Aşk,entrika cinayet ne ararsan var.Kitapta iyi karakter bulmakta zorlandım iyi kadın bulmakta daha çok zorlandım.Ne kolay birbirlerini aldatıp kandırıp iki dakikada satabildiklerini şaşkınlıkla izledim.Politik rüzgarın esiş yönünün değişimiyle bukalemun gibi şekilden şekile giren insanların dönüşümüne tanık oldum(günümüzden pek de farklı değil).Yalan dolan gırla gidiyordu .O kadınlar kocalarını ne çabuk aldatıyor, o adamlar nasıl her kadına şehvet duyabiliyor diye içimden geçirdim.Karakter tahlilleri, toplum tahlilleri çok gerçekçi idi.Bu arada Belkıs karakterine ayrıca uyuz oldum. Bence birçok açıdan oldukça güncel bir roman.Tarihi roman sevenler kaçırmasın, hacminin kalınlığına aldanmasin.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
Puan vermedi·648 syf.··
2022 37. kitabı
Üç İstanbul, Adnan Bey ve kırka yakın kişi üzerinden İstanbul'un istibdat, ikinci meşrutiyet ve mütareke dönemlerini anlatan, içinde bol bol ihanet ve iki yüzlülük barındıran, yer yer tekrara düşebilen bir roman. Her ne kadar karakterler kurgu olsa bile birçok karakter çevrenizde varolan, her gün gördüğünüz, tanıdığınız kişiler. Kısacası geçmiş dönemleri eleştirirken günümüzü de anlatan bir roman.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
Cumhuriyet döneminin nadide eserrlerinden birisiyle karşılaşmış gibi hissediyorum. eserde 1936'dan geriye, tarihe ışık tutan bir pencere. açıldı. Kadim şehrin tarihsel kaderine yolculuk bugün bitti. İstanbul'un istibdat dönemi, ittihat ve terakki dönemi, mutareke dönemini anlatan güzel bir tarihi romandı. tarih severlere tavsiye edebilirim.
İnceleme
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
9/10
·648 syf.·
2020 360. kitabı
Mithat Cemal Kuntay (1885 - 1956) yazar, şair ve hukukçu. Yazar, tek romanı olan Üç İstanbul'u 1938 yılında yayımlamıştır. Üç İstanbul, imparatorluk başkentinin Üç dönemini, II. Abdülhamid, İkinci Meşrutiyet, Mütareke dönemlerini yansıtıyor. Cumhuriyetin ilânı eserdeki son siyasi olay. 93 Harbi’nde babasının şehit düşmesi üzerine, annesiyle birlikte İstanbul’a gelen Adnan romanın baş karakteri. İç içe yaşayan ama olabildiğince farklı dünyaları barındıran İstanbul dönemler itibariyle ancak bu kadar güzel anlatılabilir. İki yüzlü ve çıkarcı insanların dönemler içerisindeki değişimler ve milletimizin başına gelenler etkili bir şekilde anlatılmış. Psikolojik analizleriyle de oldukça başarılı bir eser.
Edebiyat
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2022 147. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2022 14:22
Yıkılan bir imparatorluğun; imparatorlukla birlikte yıkılan; dağılan, ahlâkını, haysiyetini, hamiyetini kaybeden toplumun bir kesiminin romanı. Romanda baş karakter sınıf değiştirme gayretindeki, gazetecilik ve yazarlık yapan, zengin aile kızlarına ders veren Adnan. Kitapta İstanbul'un üç dönemi anlatılıyor: İstibdat, Meşrutiyet ve işgal dönemi. Kitabı okurken; sürekli, savaş cephede mi yoksa cephe gerisinde mi daha şiddetli yaşanıyor diye düşündüm? Fakir gecekondu evinde yani kaybedecek hiçbir şeyleri yokken vatanın bahtı kara maderine ağlayanlar güce ve iktidara kavuşunca hırsla ve hızla kontrolden çıkıyor ve aynı hızla ahlâk erozyonuna uğruyor. Romanda, bir yanda ekmek alamadığı için isyan ve gözyaşları sokağı dolduranları diğer yanda sıçmak için Avrupa'dan mermer tuvalet taşı getirenleri; Sarıkamış'ta vatan evlatları donarak ölürken rahat ve yumuşak koltuklarında nutuk atanları, gazetelere kahramanlık şiirleri yazanların sur dibinde şehit karılarını kırk kuruştan sattıklarını, Arabistan çöllerinde aç çıplak yürüyen Mehmetçik ile Fransa'dan sipariş ettiği kıyafetleri geç kaldığı için sinir krizi geçiren metreslerini teskin etme gayretinde ter döken harp zenginlerini, bir devirde yükselip bir devirde gözden düşenlerle her devrin adamlarını her kaba sığan her renge boyanan tipleri etkileyici bir üslûpla anlatılıyor. Savaşı, savaşın cephe gerisindeki yıkıcılığını toplumda bıraktığı hasarı ve travmayı başka bir gözle okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
8/10
·
Beğendi
Bu kitabın dizisi yapılmış, radyo tiyatrosu yapılmış. Ben yaklaşık üç buçuk saatlik radyo tiyatrosunu ve bir bölüm de dizisini takip ettim. Roman Adnan Bey ekseninde Abdülhamid döneminin son zamanlarına yakın başlayıp İttihat Ve Terakki iktidarı ile devam edip cumhuriyete değin uzanan olaylar silsilesinden oluşuyor. Konu olarak dönemin tarihi, sosyal panoraması yanında insanların yozlaşmışlığı, imparatorlukla başlayan çürümenin toplum ile devam ettiği, çeşitli mertebelerdeki insanların çıkarcılığı yeterince işlenmiş. Kitap kütüphanemde mevcut ama sesli kitap olarak dinlemeyi tercih ettim.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
Puan vermedi·648 syf.··
2024 5. kitabı
·
89 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 23:13
Son zamanlarda okuduğum en iyi roman diyebilirim. Mithat Cemal Kuntay'ın tek romanı olan "Üç İstanbul" istibdat, İkinci meşrutiyet ve mütareke yıllarının İstanbul'unu anlatıyor. Baş kişi Adnan, eserin başından sonuna kadar roman yazmak ister ancak bir türlü başaramaz. İstibdat, İttihat ve Terakki ve mütareke dönemlerinde sadece İstanbul değil Adnan'da üç farklı yapıya bürünür. İktidarı ele geçirenlerin sefasının iktidardan inince sefaletini karakterler üzerinden gösterilmiş. Hem toplumu hem bireyin yapısını tetkik eden yazar çok güzel çıkarımlarda bulunmuş. Özellikle toplumun güçlüye bağlılığını, zayıfa acımasızlığını bolca örneklemiş. Son zamanlarda gözümüze çarpan ahlâkî bozukluğun aslında yeni olmadığını anlıyoruz. İstanbul sosyetesinin aile yapısındaki çarpıklık da dikkat çekiyor. İnsanın anlık durumlarının tasviri muhteşem. Bazen bir cümle okuyucunun edebî zevkini tatmin ediyor. Üç dönem geçişi hızlı olmuş. Romanın sonlarında tesadüfe de yer vermiş. Kimin eli kimin cebinde ortamında tesadüf normaldir diyebiliriz.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma
Puan vermedi·648 syf.·
2016 1. kitabı
üç dönemdeki II.abdülhamit dönemi,ittihat-terakki ve istanbul'un işgal yılları geçirdiği değişiklikler,üç farklı konakla sembolize edilmiş ve bu mekânların insan-siyaset ilişkileri üzerindeki değişimleri çarpıcı biçimde ortaya konulmuş.Her dönemi bir konak temsil etmektedir. II.abdülhamit'in dönemini: hidayet'in Konağı, ittihat-Terakki II.meşrutiyet dönemini: adnan'ın konağı ve istanbul'un işgal dönemini ise naşit'in konağı.. bu eser edebiyatımızda bir mücevherdir.
1000Kitap
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,374 okunma

Yazar Hakkında

Mithat Cemal KuntayYazar · 10 kitap
Mithat Cemal Kuntay, (1885, İstanbul - 30 Mart 1956, İstanbul), Türk yazar, şair ve hukukçu. Yazdığı vatanseverlik şiirleri onu Türk edebiyatının en tanınmış hamaset şairlerinden birisi yaptı. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış dönemini konu edinen, Üç İstanbul (1938) adlı ilk ve tek romanı ile ünlendi. Biyografi yazarlığı yönüyle de tanındı. Yaşamı 1885 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Mithat Cemal, İşkodra’dan gelen bir ailenin oğludur. Babası Selim Sırrı Bey, annesi Rumeli’nin Tırhala Kasabası’ndan Samiye Hanım’dır. Henüz çocukken annesinin okuduğu Cezmi romanı ona ilk edebiyat zevkini verdi. Orta öğrenimini Aksaray’daki Mekteb-i Osmaniye Rüştiye’sinde, Saint Joseph Lisesi’nde başladığı lise öğrenimini Vefa Lisesi’nde tamamladıktan sonra Mekteb-i Hukuk’tan birincilikle mezun oldu. 17 yaşındayken babasını kaybedince 10 kişilik ailesinin geçim yükünü üstüne aldı ve öğrencilik yıllarında gazetecilik, özel öğretmenlik, daha sonra avukatlık yaparak bu yükü taşımaya çalıştı. Aynı dönemde ilk şiirlerini dergi ve gazetelerde yayımladı. İleride yakın dost olacağı ve biyografisini yazacağı Mehmet Akif ile 1903 yılında tanıştı. Bu tanışma, onun sanatını ve düşüncelerini etkiledi. Padişaha jurnal edildiği için 1906’da bir süre tutuklu kaldı. Mehmet Akif’in II. Meşrutiyet’ten sonra yazdığı İstibdat adlı şiiri, bu olayın hatırasına Mithat Cemal’e ithaf edilmiştir.[3] Mehmet Akif ile birlikte yazdığı ‘Elhamra’ adlı şiiri ve ‘Acem Şahına’ adlı manzumeyi Resimli Kitap’ta yayımladı. Acem Şahı, şair olarak ününü arttırdı. 1908 yılında kazandığı imtihan sonucu doktoraya başlayarak, hukuk idaresi dersi vermekte olan İbrahim Hakkı Paşa’nın asistanı oldu. Eğitimini tamamladığında Türkiye’de ilk hukuk doktoru ünvanını aldı. Bir süre “hukukta hitabet” dersleri verdikten sonra sınav kazanarak Adliye Nezareti Özel Kalem’ine kâtiplik görevine başladı, zamanla müdür yardımcılığına yükseldi. Kısa bir süre Birinci Hukuk Mahkemesi üyesi olarak yargıçlık yaptı. I. Dünya Savaşı sırasında hükümetin Çanakkale Cephesi’ne gönderdiği 40 kadar şair arasında Mithat Cemal de yer aldı. Savaş yıllarında çıkartılan Harp Mecmuası’nda hamasi şiirlerini yayımladı. Milli Mücadele yıllarında da hamaset şiirleri yazmaya devam etti. 30 Ağustos Zaferi’nden sonra yazdığı ‘Vatan Hisleri’ adlı şiirinin son iki mısrası TBMM’de Mustafa Kemal tarafından okundu: Ölmez bu vatan farz-ı muhal ölse de hattâ / Çekmez kürenin sırtı bu tâbât-ı cesîmi (Ölmez bu vatan varsayalım ölse bile / Çekmez dünyanın bedeni bu kocaman tabutu). Bu olay, ününü birden arttırdı. Mithat Cemal, 1923 yılında noterliğe başladı. Beyoğlu 4. noterliğine tayin edildi ve 1956 yılında yaşamını yitirinceye kadar noterliği sürdürdü; Türkiye’nin en uzun süre noterlik yapan hukukçusu unvanını aldı. 1950 seçimlerinde CHP listesinden Çorum milletvekili adayı olduysa da seçilemedi. Hicaz Valisi Ahmet Ratip Paşa’nın torunlarından Naile Hanım ile evlenen Kuntay, çok sevdiği eşini genç yaşta yitirdikten sonra tekrar evlenmedi. Naile Hanım (1895-1945) ile evliliğinden Vedat (1918-2011) isimli tek bir oğlu ve fotograf sanatcisi Lale Tara tek torunudur. Kuntay akciğer kanseri nedeniyle 30 Mart 1956 günü İstanbul’da hayatını kaybetti. Kabri Karacaahmet Mezarlığı’ndadır. Edebi Yaşamı Mithat Cemal’in yayımlanan ilk şiiri, Çırçır Suyu’nda başlığını taşır. 1901 yılında Malumat Dergisi’nde çıkmıştır.[3] Sırat-ı_Müstakim Dergisi ve Tercüman-ı Hakikat gazetesi’nde yayımlanan şiirleri ile adını duyurdu. Tek şiir kitabı Türkün Sehnamesi'nde 82 şiiri yer aldı. Şiirlerinde aruzu ustaca kullandı. Ağır bir dille sahip olan şair, dilini zamanla sadeleştirmiştir. Vatan ve millet sevgisi temalı epik ve lirik şiirleri yazdı. Hiciv türünde de şiirler yazdı, aşk temasını hemen hemen hiç işlemedi. Hiçbir edebi topluluğa katılmadı. Çınaraltı dergisinde 1943-1944'te yayınlanan son dönem şiirlerinde Yahya Kemal Beyatlı'dan da etkilendiği görüldü. Oyunlarında yalın bir dil kullandı, yurt sevgisi konusunu işledi. Yazdığı tek roman olan Üç İstanbul, onun en önemli eseridir. Eser, II.Abdülhamit II. Meşrutiyet ve Mütareke yıllarının İstanbul'unu anlatır. Eserin, yazarın hayatını yansıttığı söylenir. Roman, 1983 yılında TRT tarafından televizyon dizisi olarak çekilmiştir. Monografileri, titizlikle düzenlenmiş birer belgeler kitabı gibidir. Kuntay, ayrıca edebiyat araştırmaları yapmış, Fransız yazarlardan tercüme eserler vermiş bir sanatçıdır.