“Tama’u hırsa uyup nefs ile makhûr olma Râhatın zâil olur, nam-ı meşhûr olma
Sohbet-i ârif-i billaha eriş, dûr olma Saltanat-ı mesned-i dünyâ ile mağrûr olma
Kendinden geçme derecesine gelmiştim. Baba’nın sesini pek yavaş ve adeta uzaktan geliyor gibi duymaktaydım. Ney hayret verici bir latiflik kazanmıştı
Zevk-i dünyâya firîb olmadılar ehl-i kemâl
Bildiler hâsılı hep zıll u hevâ, lu’b u hayâl
Zevke teşbîhi cihânın hele ru’yâya misâl
Dâmen-i aşkı tutup buldu kamu kurb-i visâl”