Elif Erdem

Elif Erdem
@efftyyy
sociology/psychology
12 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Bireyin benliği, istiridye kabuğunun içindeki inci gibi insan vücudunda oturup bekleyen bir 'şey' değildir. Daha çok, diğer insanlarla ilişkilerinin ve etkileşimlerinin bütününden inşa edilmiş kısmen bir toplumsal yaratımdır.
Sosyoloji
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaşamı baskıdan ibaret hissetmek. Zaman akıp giderken ve sen bu zamanı yaşarken bir adım sonrasını, birbiri ardına ilerleyen saniyeleri bu saniyelerin içerisindeyken kaygıyla düşünmek. Endişe, sorumluluk, kaygı, kafamıza eskiden beri öğütler ile yer etmiş "boşa harcamamak" ifadesi. Hangizimi rahatsız etmiyor ki? Bu his ile yaşamaya alışıyor olabilir miyiz? Ne zaman kendimi keyifli hissetsem, bana yararlı olduğunu düşündüğüm ve elimden kayıp gideceğini sandığım her şey için kaygı duyarım. Bir kitap mı okuyorum, keyifli ve mutluyum; sadece buna odaklanmam gerekirken okumadığım bir çok kitabın arkasından üzülüyorum. Bu hırs mı yoksa depresif bir ruh hali mi? Ne zaman eğlenceli fakat kapitalist dünayaya hizmet etmeyen bir takım işlerle vaktimi geçirsem, ne kadar mutlu ve neşeli olsam dahi kaybettiklerimin -kaybettiğimi düşündüklerimin- ardından yas tutuyorum. Bu yaşam, bize dayatılan tüm bu "yapmalısın" lar içimizde tam yüreğimizde kocaman bir pişmanlık hissi doğuruyor ise bu "GÜZEL TOPLUMUMUZUN" doğrularını ne denli uygulamalıyız. Bu doğru bir his mi? İyi olacağımızı vaat eden tüm bu sorumluluklar bizim peşimizi bırakmayan koca bir pişmanlığa dönüşüyorsa bizim doğrularımızla bu dayatılan doğrular ne kadar birdir?
Düşünce
Gücümüzü kanıtlamak için yapmayacağımız şey yok bence. Bazı anlarda sırf gücümüzü kanıtlamak sabrımızı çevremize gösterebilmek ve "işte ben bu kadar dayanıklıyım" diyebilmek için en azından böyle düşündürtmek için farketmeden, istemediğimiz bir çok şeye katlanıyoruz. İlk defa kendimde farkettim bunu. Ben yapıyorsam ve bir insansam eminim genelimiz bunu en az bir defa yapmışızdır. Neyi nereye neden kanıtlamaya çalışıyorum bilmiyorum. Zevk duryuyuyor muyum? Eh belki biraz, hatta bazen tam olarak zevk duyduğumu dahi hissediyorum. Ama nedenini tam olarak bilmiyorum. Bu benim kisiliğimde mi var yoksa ihitiyacım mi? Ama neden ihtiyac duyayım ki? Bir takım şeyleri kanıtlamak için yapılmış bir hareket olduğu çok açık bence fakat özünü kavrayamıyorum.
Düşünce