Böyle akşamlarda kaçıp gidesim geliyor
Gökyüzünün renginde boğulurken
Esen rüzgarla özgürlüğü kucaklıyorum
Dalları savrulan ağaç gibi gittiğim yön belli değilken
Bir yıldız seçiyorum yolumu aydınlatan
Çıkmaz sokaklara girdiğim an duruyorum
Yolun sonundaki karanlığa bırakıp kaybediyorum beni
Artık yoktur geri dönüşü
Uğrunda kaybettiğin hislerinin
Korumacı olursun kendine
Kalene yabancı alamaz olursun
Kapıyı tıklatır içeri girmek isteyen
Kilitlerin karşısında dururken
Yoktur bir anahtarı
Kapatılan kapıların
Bir çocuğun gözlerine denk gelmek
Sana koşulsuz güvenen o bedene sarılmak
Elinin küçüklüğü avcuna sığması
Uyurken sarılan bir çocuk
Bütün olumsuzluklarını alan
Yerine sevgi bırakan bir çocuk...
Şimdi birimiz yalancı birimiz yabancı
Yok yere yok olduk
Küllerinden doğan bir aşk
Ateş topuna dönen bir savaş
Yanmak ve kalmak arasında duran o nokta
Ben o noktanın ta kendisi olmuşum
Savaşına karşılık yalancı
Sana karşı yabancı