Tebernüş

Tebernüş
@efrasiyabinkitapligi
%74 (439/592 syf.)
Upton Sinclair
8.5/10 · 324 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Mahkumların içine tıkıldığı "koğuşlar" otuz kırk adamın sığabildiği, güneş görmeyen, yapay ışıklandırmaları bir şey okumak için yeterli olmayan selik parmaklıklı birer kafesti. Adına her nedense "Melek Şehri" denen bu şehir sanki kurbanlarını her çeşit kötü alışkanlığın kucağına atmak için elinden geleni yapıyor, okumaları, spor yapmaları, boş zamanlarını değerlendirmeleri için hiçbir fırsat sunmuyor ama her yerden iskambiller, zarlar, sigaralar fışkırıyordu; rüşvet verecek parası olan mahkûmlar için hapishaneye viski ve kokain de sokuluyordu.”
"Ufaklık," dedi, "şunu sakın unutma: Ben istediğim yetkiliyi, istediğim politikacıyı, bir avuç budalanın seçimle göreve getireceği herkesi satın alabilirim. Ne düşündüğünü biliyorum; adam eski sığır çobanı, ideal mideal hak getire, tonla parası olduğu için her istediğini yapabileceğini sanıyor, diyorsun. Ama mesele bu değil, evlat; ben o parayı kafam çalıştığı için kazandım ve benim aklım o parayı kullanmaya da yeter. Para kullanılıncaya kadar güç değildir ve gücü satın alabilmemin nedeni insanların o gücü kullanacak zekâya sahip olduğumu bilmesi; yoksa satmazlardı. Anlıyor musun?"
“İnsan sosyal bir hayvandır ve tanıdığınız herkesin yaptığı bir şeyi sizin de yapmamanız çok zordur!”
“Ülke yönetimi parası olan, kafası çalışan, deneyimli adamların elinde olmalıydı; kitleler bu gücü kendi istekleriyle verecek kadar mantıklı davranamadığından, kitleler halinde oyuna getirilmeleri gerekiyordu. "Sloganlar" yaratılmalı ve milyonlarca, evet, hatta milyarlarca kez tekrar edilerek zihinlerine işlenmeliydi. Bu bir sanattı ve işin uzmanlarına parayı bastırıp ne lazımsa yaptırıyordunuz; fakat, aman Tanrım, fiyatlar yüzünden ecel terleri döküyorsunuz!”